12. Hukuk Dairesi

TTK'nın 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir. "Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak,olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir (YHGK. 16.03.2016 tarih, 2014/827 Esas, 2016/311 Karar).İlk derece mahkemesince ;faturaların kargo ile gönderilmek istenmesi başlıbaşına saklamada özensizlik olarak kabul edilmiş ise de ,muhasebecinin her işyerinde istihdam edilme imkanı bulunmadığı ve değişen ekonomik koşullara göre bu halin başlıbaşına faturaların saklanmasında özensizlik olarak kabulü doğru görülmemiştir.HMK'nun 322. maddesi atfı ile basit yargılama usulünde de uygulama alanı bulan HMK’nın “Ön İnceleme duruşması” başlıklı 140. maddesinin, 28.07.2020 tarihli RG'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı kanunun 14. maddesi ile yapılan değişiklikle 5. fıkra; “139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda;talebin 15 gün içinde hak düşürücü süre içinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ancak davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde bu tarihin maddi hata olduğu, doğru tarihin 13.01.2022 olduğu ileri sürülmüştür. Ne var ki dava dilekçesi ekinde ek olarak gösterilmesine rağmen uyapda yapılan incelemede de bu belgelerin ek olarak sunulmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde ek olarak sunulduğu belirtilen belgeler sunulmamış, belgeler de mahkemece yöntemince istenilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davacı vekiline dilekçesinde gösterdiği, ancak henüz sunmadığı belgeleri mahkemeye sunması için süre verilmesi ,kargo şirketinden kaybın ne suretle gerçekleştiği de sorularak ,deliller toplandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği halde, dava dilekçesi incelenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap