26. Hukuk Dairesi

İstinaf talebinde bulunan davalılar ... ... ve ... ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar ... ve ... ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalılar ... ve ... ... vekili, kaza anında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığından müterafik kusuru bulunduğunu bu nedenle tazminattan indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; davalılar tarafından davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı ispatlanmadığı gibi yaralanması ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından tazminattan bu nedenle indirim yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre adı geçen davalılar vekilinin anılan yönlere ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde ; “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık yada maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85. maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." denilmiş, aynı kanunun 91. maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 98. maddesinin başlığı "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, söz konusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarında yapılan sağlık hizmet bedellerinden sorumludur. Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup, 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi, iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK.nın 85 ve 91. maddeleri gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nun sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve tüm tedavi giderleri zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyecektir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK'nun haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda, davacının maluliyetine ilişkin rapor İstanbul ATK 3.İhtisas Adli Tıp Dairesinden alınmıştır. 16.10.2017 tarihli raporda; "davacıya ait Eskişehir Devlet Hastanesinin 20.02.2015 tarihli, 445 sayılı raporunda; "Ahmet oğlu 1986 doğumlu ... ... 20.2.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII(6a.......25)A%29x1/2=14.5 Gr1 XII(22İa.....10) A %14 Balthazard formülüne göre:%26.04 E cetveline göre %23.0(yüzdeyirmiüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Iyilesme (isgöremezlik) süresinin 20.2.2015 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" bildirilmiş; Eskişehir Osmangazı Üniversitesi Sağlık, Uygulama Ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.01.2019 tarihli raporda da "22.06.1986 doğum tarihli ... Uzun’un 20.02.2015 tarihinde meydana gelen asetabulum kırığı; pnömotoraks, akciğer kontüzyonu,2. kot kırığı, kalp tamponadı yaralanmalarından dolayı iyileşme (geçici iş görmezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 Aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği, bu süre içerisinde bakıcı ihtiyacının olduğu belirlenmiş" olup, bu rapor doğrultusunda hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinden davalılar ... ve ... ...’nın sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme ile Eskişehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/461 Esas 2016/84 Karar sayılı dosyasında ve Mahkemece alınan kusur raporunun aynı yönde olduğu ve kazanın, 20.02.2015 günü saat 18.25 sıralarında sürücüsü ... ...’nın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı hususi otomobili ile Eskişehir istikametinden Alpu istikametine doğru seyri sırasında, bahse konu olay yeri 5. Km'ye geldiğinde önünde aynı istikamete doğru gitmekte olan kamyonu sollayarak karşı şeride geçme neticesi karşı şeritte, Alpu istikametinden Eskişehir istikametine seyir halinde olan sürücüsü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı hususi araç ile karşılıklı çarpışmaları neticesinde çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı, davacı ve tanık beyanları, kazanın meydana geliş şekli, yol durumu, çarpma noktası değerlendirme sonucu meydana gelen kazada ...plaka sayılı araç sürücüsü ... ...’nın sevk ve idaresindeki aracı ile yola gereken dikkatini vermediği, kendi yol bölümünde kalacak tarzda seyrine özen göstermeyip, karşı yön taşıt trafiğini kontrol etmeden hatalı ve tehlikeli bir şekilde solamaya geçtiği, sevk ve idare hatasıyla sol şeride geçerek davacı idaresindeki aracın önünü kapama neticesi kazanın oluşumuna birinci derecede etken olduğu anlaşılmakla 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan sürücülere ait asli kusurlardan 84/g Maddesi Karşı şeride tecavüz etmek aynı kanunda yer alan diğer 54/3 Maddesi Geçeceği aracın hızı ile geçme esnasındaki kendi hızını da göz önüne alarak iki yönlü trafiğin kullanıldığı taşıt yollarında karşıdan gelen trafik dahil karayolunu kullananların tümü için tehlike veya engel olamadan geçme için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerisinin boş olması zorunludur kurallarını ihlalinden dolayı, kazanın oluşumunda % 100 (yüzde yüz) birinci derecede asli ve tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ...’un ise sevk ve idaresindeki araç ile kendi şeridinde normal şekilde seyri sırasında, kontrolsüz bir şekilde önündeki aracı sollayarak kendi şeridine girerek aniden önünü kapatan davalı sevk ve idaresindeki araca karşı çarpmayı önleyici herhangi bir tedbir alma imkanı bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlalinin olmadığı ve kusursuz olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap