11. Hukuk Dairesi

Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek kusurunun bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme şartlarını taşımadığını, zira ölenin değil aksine davacıların ölene yardım etmesi ve destek olmalarının gerektiğini, davacıların diğer gider tazminat istemlerinin de haksız ve yersiz olduğunu, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, dava açılmadan önce hasar başvurusunda bulunulduğunu, ancak davacıların destekten yoksun kalmamaları nedeniyle destek tazminatı talebinin reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde ölenin asli %75 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise tali %25 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'in kaza tarihinde 78 yaşında, dul ve pasif dönem içerisinde olup yalnız yaşadığı, davacılar ile aynı evde kalmadığı, üzerine kayıtlı 2 adet mesken bulunduğu, 1957-1982 yılları arasında sigortalı çalışmalarının bulunduğu, daha sonra emekliye ayrıldığı ve kurumdan emekli aylığı almakta iken vefat ettiği, müteveffanın oğlu olan davacı ...'in ise 1966 doğumlu olup kaza tarihinde 48 yaşında evli ve 1 çocuklu olduğu, Gaziemir Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren bir şirkette çalışmakta iken annesinin vefatından 8 ay sonra 20.07.2015 tarihinde emekli olduğu, buna rağmen halen bir şirkette fiilen çalıştığı, ayrıca evli olup eşinin de çalıştığı, müteveffanın torunu olan diğer davacı ...'in ise 02.07.1997 doğumlu ve babaannesinin vefat tarihinde 17 yaşında olduğu, öğrenim gördüğü okula ait herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı, buna karşın SGK sigortalı çalışma kaydının bulunduğu, bu çalışmasının da babaannesinin ölümünden 3 yıl sonra 12.05.2017 tarihinde sona erdiği, her iki davacının da çalışmalarına ve kendi kişisel bakımlarına engel teşkil edecek herhangi bir sağlık sorununun bulunduğunun iddia ve ispat edilemediği, destekten yoksun kalmış sayılabilmek için kişinin desteğin bakma niteliğindeki yardımına muhtaç olması gerektiği, maddi bir yardımına ihtiyacı olmayan kimseye yapılan yardımlar ne kadar sürekli, düzenli ve karşılıksız olursa olsun bu yardıma bakma niteliği kazandırmayacağı, davacı ...'in bakımı, yetiştirilmesi ve iaşesinden kendi anne ve babasının sorumlu olduğu, bu davacının annesi ve babasının çalıştığı, kaldı ki, davacı ... babaannesinin öldüğü tarihte 17 yaşında olup bir başkasının sürekli yardım ve bakımına ihtiyaç duyduğu yaştan da çıkmış bulunduğu, SGK ya bağlı çalışmalarının 2017 yılı 5.ayına kadar sürdüğü, açıklanan şekilde sosyal ve ekonomik duruma sahip davacı oğul ... ve onun 17 yaşındaki çocuğu davacı ...'in "78 yaşındaki anne-babaannelerinden bakma niteliğinde yardım aldığından" ve davacılara "destek" olduğundan söz edilemeyeceği, aksine yaşı itibariyle ölenin destek ve yardıma ihtiyacı olduğu, bu nedenle davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, ölenin kazada yaralanması ve 1 gün sonrasında vefatı nedeniyle talep edilen 333,34 TL hastane masrafı ve defin giderlerinin hayatın olağan akışına ve olaya uygun düştüğü, bilinen harcamalar olduğu, müteveffanın kazada ölümü nedeniyle davacıların elem ve ızdırap duydukları, manevi zarara uğradıkları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. madde hükmü ve ZMMS Genel Şartları A.6 maddesinin "f" bendi uyarınca manevi tazminat zorunlu mali mesuliyet sigorta teminat kapsamına dahil olmadığından davalı ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının reddine, davacılar tarafından açılan hastane masrafı ve defin giderlerine ilişkin tazminat taleplerinin kabulü ile 333,34 TL hastane masrafı ve defin giderinin davalı ... yönünden kaza tarihi 16.12.2014'ten, davalı ... yönünden dava tarihi 14.02.2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davacı ...'in ile davacı ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 16.12.2014'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, davacılar tarafından davalı ... A.Ş. hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, adli tıp kurumu otopsi raporunda ölümün, kaza sebepli genel beden travmasına bağlı pelvis kemiklerinde çok sayıda kaburgada ve kafa kaide kemiğinde kırıklar ile birlikte beyin kanaması ve iç organ yırtılmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin belirtildiğini, mahkemece alınan 24.05.2019 havale tarihli raporun adli tıp raporu ile çelişkili olduğunu, mahkemenin bu konudaki itirazlarını kabul etmediğini, kusur oranının belirlenmesi için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi talebini reddettiğini, ceza dosyasında davalı sürücünün kusurlu bulunuğunu, ölenin vefatından önce emekli olup tek başına yaşadığını, hayattaki tek yakınlarının oğlu ve torunu olduğunu, müteveffanın davacı torunu...'in okul masraflarını düzenli olarak yardımcı olduğunu, ölümüyle müvekkilinin bu destekten yoksun kaldığını, mahkemece bu konudaki sunulan delilleri incelemeyen eksik bilirkişi raporuna dayanarak eksik incelemeyle karar verildiğini, bilirkişi raporunda kusur oranı belirlenirken ceza dosyasında yer alan tanık ifadelerinin ve davalı sürücünün ifadeleri dikkate alınmadığı, ceza dosyasında dinlenen tanık ...'in aracın hızlı olduğunu belirttiğini, tanık ...'in ise çarpmadan önce fren sesi duymadığını, aracın oldukça hızlı olduğunu belirttiğini, tanık ...'nin çarpma sırasında bam diye yüksek bir ses duyduğunu, tanık ... ise çarpan aracın süratli olduğunu, hızla geçerek orta refüje çıktığını, kendisine de çarpabileceğini aracın süratinin 70-80 km kadar olduğunu belirttiğini, davalı sürücünün ise emniyette ve mahkemede verdiği ifadelerinde neye çarptığını fark etmediğini belirttiğini, ayrıca davalının mahkemede cep telefonunun kaza sırasında şarjda olduğunu ve şarjının bitmediğini belirttiğini, tanık ...'in ise sanığın cep telefonunun ışığının kaza sonrası yandığını ama hemen bittiğini söylediğini, davalı sürücünün otobüs durağına yakın bir yerde neye çarptığını görmemesi için başka bir şeye bakıyor olması gerektiğini, kaza ile ilgili CD'ler kırık olduğu için ATK tarafından incelenemediği, bilirkişi raporunun kırık CD'lere dayandığını, kusur oranı açısından dikkate alınmaması gerektiğini, dosyada yer alan tüm delillerle davalının asli kusurlu olduğunun ispat edildiğini, bilirkişi raporuna itirazların gerekçesiz olarak reddedildiğini karar verilirken ölüm raporunun dikkate alınmadığını, müteveffanın ölümü ile müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığı hususunu tanık beyanları ile kanıtlandığını, davacı ...'in çalışmadığını, üniversite öğrencisi olduğuna dair öğrenci belgesinin sunulduğunu, müteveffanın bu davacının okul masraflarına düzenli olarak yardımcı olduğunu, müteveffanın ölümü ile oğlu ve torunu olan davacıların ölenin maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, davacılar tanığı ...'nun ifadesinde ölenin emekli maaşı alıp kendi torununu okutmak için dikiş diktiğini, torununa yardım ettiğini beyan ettiğini, bu tanığın ifadeleri değerlendirilmediğini, bu tanığın ifadeleri ile davacıların müteveffanın desteğini aldığının açıkça anlaşıldığını, destek tazminatı taleplerinin reddinin de gerekçesiz usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap