8. Hukuk Dairesi
K A R Ş I O Y Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ... ..., ..., ...'nin davalarına yönelik mahkemece verilen 2009/676-2010/816 sayılı hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın aynı tapuya dayalı davasının reddine, müdahil davacı ...'in davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 221 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 26/07/2016 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (E) ile gösterilen 851,63 m2 yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespit tutanağındaki vasıfla müdahil davacı ... adına, (C) ile gösterilen 244,99 m2 yüzölçümündeki bölümünün tescil kararı ile oluşan Temmuz 1979 tarih 16 numaralı tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı/davalı ... ve arkadaşları, Siyami ... ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Dairenin sayın çoğunluğu ile sair hususlardaki bozma gerekçeleri konusunda aynı düşünce içindeyiz, ancak aşağıda yazılı bulunan tapu kayıtları ile ilgili uygulama konusunda sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz. Dairenin sayın çoğunluğunun; “3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/C maddesi uyarınca tapu kaydına, ancak birbiriyle çakışan iki sabit hududun bulunması halinde bu hudutlardan başlanmak suretiyle miktarıyla kapsam tayin edilmesinin mümkün olduğu, Yargıtayın gayrimenkul davalarının incelemesinin yapıldığı kapatılan 7., 16. ve 17. Hukuk Dairelerinin ve Hukuk Genel Kurulunun uygulamasının da bu yönde olduğu, davacı ... ve arkadaşlarının dayandıkları Hisarönü ve Erköz mevkiili tapu kayıtlarının sınırlarının tamamının gayrisabit hudutlu olup, bu sınırların geniş alanları ifade ettikleri gibi, bu sınırlar arasında kullanılması mümkün olmayan ..., dağ, dere, orman, ırmak, tepe gibi yerlerin bulunduğu, ancak her biri geniş alan içeren sınırlarda hayali bir nükta alınmak suretiyle ve yine hayali düz çizgilerle sınırlarının birleştirilebildiği, bu hayali çizgilerle birleştirilen alanın tapu kayıtlarının miktarının 20 katından çok daha fazla bir alanı kapsadığı, her ne kadar vergi kayıtlarının tam ve doğru bir şekilde keşif esnasında uygulaması yapılıp dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş ise de, davacı çiftlik tapu maliklerinin 1936 yılında tek taraflı beyanına dayalı olarak düzenlenen tahrir vergi kayıtlarının zilyetlik iradesinin devam ettirildiğine dair karine sayılamayacağı, zira tahrir kayıtlarının düzenlendiği 1936 yılında kadastro tespitlerinin yapıldığı 2007 yılına kadar aynı Kanun'un 20/C maddesi gereğince tapu maliklerince çekişmeli taşınmazlar üzerinde sürdürülen bir zilyetliğin olmadığı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu Hisarönü Köyünde hem 1970 yılında hem de 2007 yılında yapılan kısmi kadastro çalışmalarında tapu malikleri adına tapuya dayalı olarak tespit görüp kesinleşen ya da yine tapu kaydına dayalı olarak tapu malikleri adına hükmen kesinleşen bir taşınmaz bulunmadığı, bu haliyle tapu kayıtlarına miktarıyla kapsam tayininin mümkün bulunmadığı, ortada sabit sayılabilecek tek bir sınır bile olmadığından, bunun aksine olarak her ne şekilde olursa olsun tapu kayıtlarına kapsam tayin edilmeye çalışılması halinde subjektif bir uygulamaya yol açılacağı, diğer bir anlatımla; davacı ... ve arkadaşlarının tutundukları Hisarönü ve Erköz mevkiili tapu kayıtlarının kapsam tayini hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece, Hisarönü Köyü çalışma alanında tespiti yapılan ve dava konusu edilen taşınmazların miktarıyla geçerli tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşlarının davalarının reddine karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına” karar verilmesi hususundaki sayın çoğunluğun kararına katılamıyoruz. Şöyle ki: Davacılar ... ve arkadaşları tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesinde, Hisarönü mevkiinde kain 4000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarih 9/18 defter varak sayılı, sınırları “Mezar Gediği”, “Kırvasilbeli”, “Dikilitaş” ve “Löngöz Çiftliği” olan, Ergös (Ergöz/Öküz/Löngöz) mevkiinde kain 3000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarih 9/19 defter varak sayılı, sınırları “Mezar Gediği”, “İnbükü”, “Dikilitaş”, “Gülenya Beli” ve “Löngöz Çiftliği” olan, ... ... Söğüt Çiftliği mevkiinde kain 7000 dönüm yüzölçümlü Mart 1290 tarih 9/20 defter varak sayılı, sınırları “Kocaalan Dağı ve Balan Dağı”, ”Taşbük”, “Löngöz”, “Gökbel”, “Karadağ”, “Mezar Gediği” ve “Çilecik Gediği” olan üç adet kök tapu kayıtları ile bu kayıtlardan gelme Ağustos 1326 tarih 2, 3 ve 4 numaralı ve Şubat 1962 tarih 1, 2 ve 3 numaraları tapu kayıtlarına dayanılarak açılan tescile itiraz ve el atmanın önlenmesi davaları ile ayrı ayrı açılan tescil davaları, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Dairemizde incelenmekte olan bu dosya ile birlikte aynı mahiyette 60 adet dava dosyası ile Mahkemece direnme sonrasında incelenmek üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilen toplam 31 adet dava dosyası halen derdest bulunmakta olup, bu dosyalardaki deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; A) Hisarönü Köyünden ... ... ... ve 79 arkadaşı tarafından tapu malikleri ... ve arkadaşları (... ailesi) aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 03.10.1988 tarihinde, murislerinden kalıp yıllardır zilyetliklerinde bulunan taşınmazların, ... ailesi tarafından, nokta sınırlı Mart 1290 tarih 18 nolu tapudan, yasal olmayan tedavüllerle yeni sınırlar ilave edildiği, yasal kıymeti bulunmayan bu tapu kayıtlarına dayanılarak kendilerinden beş yıllık ecrimisil istedikleri, bu nedenlerle davalıların, Hisarönü Çiftliğine ait tapunun Ağustos 1326 tarihinden beri devam eden tedavül ve ifrazları ile birlikte Temmuz 1969 tarih 63 ve 64 numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açtıkları tapu iptali davasının, “Tapunun intikalleri ile ifraz ve sınır değişikliği işlemlerinin yapıldığı tarihlerdeki yasal prosedürlere uygun olduğu ve tapu kayıtlarının hukukî değerini koruduğu” gerekçesiyle reddine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.1994 tarihli 1988/333 E. 51 K. sayılı kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.02.1995 tarihli ve 1994/7430 E. 1073 K. sayılı kararı ile temyiz itirazları süre yönünden reddedilerek 12.09.1995 tarihinde kesinleşmiştir. B) Hisarönü Köyünden ... ... ve dört arkadaşının, 10.02.1989 tarihli dilekçeleriyle tapu malikleri aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali davası, Mahkemenin 31.03.1994 tarihli ve 1989/103 E. 125 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir. C) ... (...) Köyünden ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve 55 arkadaşı tarafından, yine tapu malikleri ... ailesi aleyhine 07.05.1952 tarihli dava dilekçesi ile 1952/42 sayılı dosyada Çiftliğe ait Eylül 1340 tarih 5 (gittisi Ocak 1962 tarih 1) nolu tapu kaydının iptali için açılan tapu iptali davası, Yargıtay bozma kararından sonra 1960/104 sayısını almış, davanın feragat ve sulh nedeniyle reddine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.1961 gün ve 1960/104 E. 25 K. sayılı kararı 11.06.1961 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dosyada zilyet iddiası olan davacıların avukatları ...'a toplu olarak verdikleri düzenleme şeklinde vekaletname metninde tasarruf ettikleri arazilerin ... Valide Sultan Vakfına ait olduğunu ve kendi adlarına tapu tescilini talep ettiklerini Noter huzurunda beyan ettikleri görülmüştür. Dava dosyasında Mahkemece keşif yapıldığı ve zabıtların birlik dosyasında da mevcut olduğu görülmüştür. D) Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104 E. 25 K. sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, tapu malikleri ... ailesinin 18.12.1962 tarihli dava dilekçesiyle, sözü edilen o davanın davacısı olan ... ... aleyhine "Sözlü kira akdinin feshi ile gayrimenkullerin tahliyesine ve beş yıllık yüzde yirmibeş hasılat kirasının tahsili” istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/165 sayısında açtıkları dava sonunda, mahkemece davanın kabulüne ve sözlü kira akdinin feshi ile davalının gayrimenkullerden tahliyesine ve ecrimisil alınmasına karar verilmiş, hüküm 28.12.1973 tarihinde kesinleşmiştir. E) Tapu sahipleri tarafından davalı ... ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/153 E. 1966/131 K. sayılı dosyasında ... Yeri mevkiinde 15.306 m2, Kesikli mevkiinde 8 dönüm, Ev Önü mevkiinde 6500 m2, Mezarlık Yanı mevkiinde 4500 m2 tarlaya ilişkin olarak, akdin feshine ve gayrimenkullerden davalının tahliyesi, hesaplanan ecrimisil bedelinin tahsiline ilişkin karar verilmiş, bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Yargılama sırasında tapu maliklerinin kahyası ... Eren, ... ... ve sonra vazifelendirilen ... ... olduğu, davalı ... ...'nın Mahkeme esnasında ev önü ve mezarlık yanında icar verdiğini diğerlerinden vermediğini ikrar ve kabul ettiği, dava şahitlerinin şahadetine itiraz etmediği, bir kısım dava konusu yerlerin ormandan açıldığını iddia ettiğini ancak Tarım Bakanlığından Mahkemeye verilen 30.12.1964 tarihli yazıda bu gayrimenkullerin orman olmadığı bildirildiği, yine davalının bu arazileri davacılar satar ise alacağını beyan ettiğine karar metninde yer verildiği görülmüştür. F) ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/154 E. 1966/132 K. sayılı dosyasında davacı tapu malikleri tereke mümessili tarafından ... ... aleyhine, Karahüseyin mevkiinde doğusu Azmak, batısı Cebel, kuzeyi ..., güneyi Azmak ile çevrili tahminen 9 dönüm, Köklü Tarla mevkiinde doğusu ... ... süremeği, batısı ..., kuzeyi Karaağaçlı tarla, güneyi ... ... süremeği ile çevrili 13 dönüm, Yanık Tarla mevkiinde doğusu ... ... süremeği, batısı cebel, güneyi ... ... süremeği, kuzeyi ... Kocaefe süremeği ile çevrili 8 dönüm, ... mevkiinde doğusu ... ... süremeği, batısı ... süremeği, kuzeyi ... ... süremeği, güneyi dere ile çevrili 33 dönüm taşınmazlar hakkında açtığı "Sözlü kira akdinin feshi ve bu yerlerden davalıların tahliyesi ile %25 hasılat kirasının tahsili" davalarının kabulüne, kira akdinin feshine, davalıların bu yerlerden tahliyesine, beş yıllık %25 hasılat icarı tutarının davalılardan tahsiline karar verildiği görülmüştür. Bu kararların Tapu Müdürlüğünden getirtilen Birlik dosyalarında olduğu da görülmüştür. Karar metninde davacıların ... Noterliğinden davalıya ihtarname gönderdiği, davalının yargılama sırasında yerlerin babasından kaldığını, kendisinin tapusunun bulunmadığını, arazinin kendisine ait olduğunu sonradan yerin davacılara ait olduğunu, davacıların yeri satmak istedikleri takdirde kendisinin alabileceğini Mahkeme huzurunda bildirdiği ve Mahkemece davalının savunmalarının gayrivarit bulunması itibarıyla reddine ve davacıların davasının kabulüne karar verildiği görülmüştür. G) ... Tapulama Mahkemesinin 1974/5 E. 1975/49 K. sayılı kararında ... Köyü 468 ve 469 parsellerde davalı ... Köyü Muhtarlığı gösterilerek tespite itiraz edildiği, dava konusu taşınmazların köy muhtarınca 10000 m2 olarak istimlak edildiği, bilahare 488 m2 nin yola kalb edildiği halde 468 ve 469 parsellerin 10950 m2 olarak tesbit edildiği davalı köy muhtarlığı adına fazla yapılan 1438 m2 nin davacılar adına tescil ve tespitine karar verildiği görülmüştür. H) ... Kadastro Mahkemesinin 22.03.2001 tarihli ve 1977/61 E. 9 K. sayılı kararında tapu maliki davacılar tarafından ... Valiliğine karşı 410-411-412-413-414 parsellerin 36760 m2 olarak davalı idare tarafından istimlak edildiğini, tapulama tespiti sırasında ise 40730 m2 olarak tespitin yapıldığı ve itirazların tapulama komisyonunca reddedildiğinden bahisle davalı idare adına fazla olarak istimlak edilen 3970 m2 adlarına tespit ve tescili istenmiş, Mahkemece kayıtlar celb edilmiş ve davalı taşınmazların kadastro öncesi 36760 m2 olarak istimlak edildiği anlaşılarak davanın kabulü ile fazla olarak tespit edilen bölümün orman dışı kısmının davacılar adına tespit ve tesciline karar verildiği Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.09.2002 tarihli ve 2002/1795 E. 4523 K. sayılı kararı ile onanıp kesinleştiği görülmüştür. I) Asliye Hukuk Mahkemesinin bu kararı kesin hüküm kabul edilerek, ... (...) Köyü 543-591 sayılı parsellerin Kadastro Mahkemesinin 28.09.2000 gün 1971/23-33 sayılı, ... Köyü 502-503 sayılı parsellerin Kadastro Mahkemesinin 15.12.2000 gün ve 1971/22-50 sayılı, ... Köyü 596 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 18.03.2000 gün ve 1971/15-29 sayılı, ... Köyü 767 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 04.08.2000 gün ve 1973/76-26 sayılı, ... Köyü 817 sayılı parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.03.1996 gün ve 1979/175-90 sayılı, ... Köyü 805 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 28.05.1999 gün ve 1999/3-18 sayılı, ... Köyü 766 sayılı parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.2000 gün ve 1998/135 E. 306 K. ve yine 07.03.1996 gün ve 1979/175 E. 90 K. sayılı kararları gibi bir çok dosyada tapu malikleri adına tesciline karar verilmiş olduğu ve kararların kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ya da hükmen oluşan tapu malikleri adına tescil edilen kadastro parselleri Mahkemenin 2017/3 Esas sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiği de görülmüştür. İ) Mahkemenin 2014/26 E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi ile kadastroda tapu malikleri adına tespit görüp itirazsız veya komisyon kararları ile kesinleşerek tapudan revizyon gören parsellerin tespit edilmiş olduğu görülmüştür. K) Çiftlik tapu sahipleri (... Ailesi) ile Karacaköy Söğüt Mahallesinden ... ... arasında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/153 E. 1966/131 K. sayılı dosyasında tahliye kararı ve ecrimisil ödenmesine karar verildiği bu davada davalının 1952-1953 yılına kadar davalının icar verdiğini ikrar ve kabul ettiği, hatta taşınmazları ... Ailesinin satması halinde satın almak için talip olduğu beyanının karar metninde mevcut olduğu görülmüştür. L) Mahkemenin 1963/154 E. 1966/132 K. sayılı dosyasında Çiftlik sahipleri tarafından davalı ... ... aleyhine açılan tahliye ve ecrimisil davasında dinlenilen tanıkların, 1952-1953 yıllarına kadar hasılat icarının Çiftlik sahiplerine ödenmediğini, davalı ... ...'nın tapusunun olmadığını, yerin davacı Çiftlik sahibi aileye ait olduğunu beyan ettikleri, ayrıca davalının da yerin ... Ailesi tarafından satılması halinde satın almak için talip olduğu karar metninde görülmüştür. M) Çiftliğe ait Eylül 1340 tarih ve 5 (gittisi Ocak 1962 tarih 1) nolu tapu kaydının iptali için ... (...) Köyünden ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve 55 arkadaşı tarafından, yine tapu malikleri ... Ailesi aleyhine 07.05.1952 tarihli dava dilekçesi ile 1952/42 E. sayılı dosyada açtıkları tapu iptali davasının, Yargıtay bozma kararından sonra 1960/104 E. 25 K. sayısını aldığı ve bu dosyada davacıların vekil olarak yetkilendirdiği Avukatların düzenleme şeklindeki vekaletname metinlerinde ... Valide Sultan Vakfına ait olduğunu beyan ederek çiftlik arazilerinin tapularının iptali ile kendi adlarına tapu tescili konusunda dava açmak için vekillerine özel yetki verdikleri görülmüştür. N) Yine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1960/104 E. 25 K. sayılı dava dosyasında, ... Ailesi aleyhine dava açan davacı 55 kişinin davasından feragat ettiği, Mahkeme hükmünün kesinleştiği ve Mahkemenin dosyalarında kadastro tespitine itiraz eden bu kişiler hakkında kesin hüküm nedeniyle itirazları reddedilerek, parsellerin Çiftlik tapu sahipleri adına kayıt ve tescil edildiği görülmüştür. O) Tapu malikleri tarafından dosyalara delil klasörleri ile sunulmuş olan ... Noterliğinde 1943 yılının çeşitli tarihlerde düzenlenmiş, Çiftlik tapu malikleri tarafından verilmiş vekaletnameler ve köylüler ile yapılmış kira sözleşmelerinin Noter arşivinden çıkartılarak 01.06.2006 tarihli 6374-6379-6371-6422-6384-6380-6419 vd. yevmiyesi ile onanmış örnekleri incelenmiş, bu belgelerde tapu malikleri, tapu kayıtları belirtilen çiftlik arazilerinin idaresi konusunda vekil tayin ettikleri, bir kısım kira sözleşmesi ve taahhütname aldıkları bu sözleşmelerin 1943 yıllarında yapıldığı (6423 yevmiyeli işlemde “Gelibolunun Karadere mevkiinde bulunan garben ... ... süremeği, 20 dönüm tarlanın ... köyünden ... oğlu ... ..." hasılatın ½ si verilmek üzere kiralandığı bu sözleşmenin Noter huzurunda 19.03.1943 yılında yapıldığı) görülmüştür. Ö) Tapu malikleri tarafından ibraz edilen deliller arasında yer alan ve Köy Muhtarı ... ... ve azaları tarafından İçişleri Bakanlığına 14.09.1948 tarihli dilekçe metninde; “... köyü hususi ormanları içindeki tarlalara dedemiz zamanından beri kiracı sıfatı ile oturuyorduk Ormanın kamulaştırılmış olmasından sonra arazilerin verese ile ilgisi kalmamış denilerek veresenin satışına engel olunması ve kendilerine tapu verilmesini istediklerini, arazinin köy halkına tevziini talep ettikleri..” görülmüştür. P) 08.03.2000 tarihli raporda imzası bulunan Prof.Dr.... Hatemi’nin 30.09.2004 tarihli raporunda, tapu sahiplerinin (... Ailesinin) 1926 yılına kadar mutasarrıf, bu tarihten taviz bedelinin ödendiği, 1961 yılına kadar da arazi üzerinde mülkiyet ... olduklarını gösteren bir "Karine" oluştuğundan, zilyetlik iddiasına ve zilyetliğe değer verilemeyeceği ve bu taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını bildirdiği görülmüştür. R) Tapu malikleri tarafından dosyaya sunulan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/165 E. 1972/150 K. sayılı kararında tapu kayıtları içinde yer alan 3 adet taşınmazın 1952 yılında açılan tapu iptal davası sonrası kira bedellerinin ödenmediği iddiası ile açılmış olan tahliye ve hasılat kirası tutarının tahsili istemli davada; davalının bu yerleri ormandan açtığını beyan ettiği Tarım Bakanlığının bu yerlerin orman olmadığını bildirdiği, 1960/104 E. sayılı dosyada konu edilen yerlerden olduğu gerekçede belirtilerek tahliye ve 5 yıllık %25 hasılat kirasının ödenmesine karar verildiği görülmüş ve bu kararın ... İcra Müdürlüğünün 1982/2247 sayılı dosyasında işleme konularak ... İcra Müdürlüğünce Tahliye ve Teslim Tutanağı düzenlendiği, işlem sırasında konu arazilerin davalı dışında 3. kişilerce kullanıldığının tespit edildiği ve tutanakta bu kişilerin davalıdan satın aldıklarını beyan ettikleri görülmüştür. S) Tapu malikleri tarafından dosyaya sunulan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/137 (Devletleştirilen Orman alanlarının tezyidi bedel davası dosyası) sayılı dosyasına davalı Orman İdaresi vekilleri tarafından 28.03.1974 tarihli dilekçelerde mahalli bilirkişilere itiraz edildiği dilekçede bu kişilerin Karaca Köyünden ... ...'ın davacıların kahyası olduğu ve mahallindeki tarlalarına ve diğer işlerine baktığı, yine ... Köyünden ... ...'in davacıların kahyası olduğu belirtildiği görülmüştür. Deliller arasında yer alan Kadastro Mahkemesinin 1991/298 E. sayılı dosyasındaki keşif tutanaklarında mahallinde tanıklık yapan 1324 doğumlu (... oğlu) ... ..., 1327 doğumlu (... oğlu) ... ..., 1330 doğumlu (... oğlu) ... ... beyanlarında "Çiftliklerin özellikle 1943,1947,1951 ve 1952 yılları öncesi ve sonrasında ... Ailesi tarafından icara verildiği, önceki kahyanın ... olduğu sonrasında ... olduğu, daha sonra Demirci lakaplı ...'in kahya olduğu ve sonrasında ... ...’ın kahya olduğu, ...'dan sonra ... ...’ın kahya olduğu, taşınmazların Muğlalı ... Efendi varislerine ait olduğu ve bu yerlerin mülk sahipleri tarafından icara verildiğini beyan ettikleri ve bu anlatımların Orman İdaresi vekilinin dilekçesindeki hususlar ile örtüştüğü görülmüştür. Ş) Çiftlik tapu sahiplerinin Hisarönü Köyünde, ... (...) Köyünde, Karacasöğüt Köyünde tarla cinsli 2901 sayılı Yasa gereğince oluşturulmuş tahrir-vergi kayıtlarının bulunduğu ve bu arazilerin vergilerini 1969 yılına kadar ödediklerinin dosya içindeki makbuz örneklerinden anlaşıldığı, T) Dosyada tapu maliklerince sunulan deliller arasında Ziraat Vekaletinin 07.01.1957 tarihli ve 18 sayılı Orman Bölge Şefliğine yazdığı resmi yazısında "... ... Söğüt, Hisarönü ve Ergöz çiftlikleri dahilinde mezru arazilerin köylülerce icar suretiyle ziraat edildiği yönündeki tespit ve kayıtların mevcut olduğu görülmüştür. U) Orman Tahdit Tutanaklarının İncelenmesi: ... İlçesi Ergöz serisi ormanı sınırlandırma tutanakları ve orman tahdit haritaları Mahkeme dosyasına celbedilmiş olup, tutanaklarda yapılan incelemede 19.07.1966 tarihli 1 nolu tutanakta ... Efendi varislerine ait tapu kayıtlı gayrimenkuller hakkında tereke mümessili ... ... tarafından verilen çiftlik hudutlarını ihata eden kroki nazara alınarak 6831 sayılı Kanun'un 10. maddesi ahkamının yerine getirilmesi istendiği 14.07.1966 tarihli dilekçe ve buna bağlı vesikaların ... Orman İşletme Müdürlüğünün 18.07.1966 günlü yazısı ile 23 nolu Orman Tahdit Komisyonuna tevdii edildiği ayrıca Devletleşen Ormanlara ait dosya ve 15.08.1963 tarihli (Orman Bilirkişileri tarafından verilen ek rapor ekinde yer alan) raporun tetkik edildiği, davacı ... ve arkadaşlarının tutundukları tapu kayıtlarının Komisyona ibraz edildiği ve tescil tarihindeki mevzuata göre muteber kayıtlar olduğu, Orman Bölge Şefliğince de bu kayıtların kabul edildiği, 4785 sayılı Kanun'la Devletleştirilen ve 5658 sayılı Kanun'la iadeye tabii olmayan alanlar için sahipleri tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, tapu hudutlarını gösterir krokide rapordakinden daha geniş bir alanın kendilerine ait olduğu iddia edildiği, krokide gösterilen saha içindeki orman sınırı bitişiğindeki ziraat arazilerinin sahiplerinin tespiti mümkün görülemediğinden başka şahıslar tarafından muteber bir vesika ibraz edilemediği taktirde halen İŞGAL edenlerin isimlerinin gösterilmesi ile yetinilerek tahdite devam edileceğinin karara bağlandığı görülmüştür. ... ilçesi ... serisi Ormanı sınırlandırma tutanaklarında da, 13.06.1966 tarihli dilekçe ile tapu maliklerinden ... ... oğlu ...'ın dilekçe ile talepte bulunduğu, vakıf senedi, tapu sicil memurluğunun Hakimlikçe tasdikli tapu kayıt suretleri, ... Özel İdare Memurluğunun 1963 tarihli vergi kayıtları, 07.06.1966 tarihli çiftliklere ait kroki ve Orman sahası hakkında tanzim olunan 15.08.1963 tarihli rapor ile bir kısım evrakın dilekçe ekinde Komisyona ibraz edildiği, Komisyon tarafından tapuların, muteber tapular olduğu, tapuların dönümüne itibar edilmesi gerektiği belirtilerek tapu sahiplerinin Mahkemece verilecek kararlara göre hakları baki kalmak üzere zilliyetleri isimlerinin kaydı ile yetinileceğine karar verildiği görülmüştür. V) ... ... Söğüt Çiftlik tapusunun 1937 yılına kadar ... adıyla köy idari hududunun bu tarihten sonra ... ve Söğüt olarak iki köye ayrıldığı, tapuların ... tarihlerinden sonra köylerin ayrılmış olduğu görülmüştür. Y) Kadastro Birlik Dosyalarının İncelenmesi: a) Kadastro Birlik dosyasında ... 1960/104 E. 25 K. sayılı kararının mevcut olduğu, yine bu dosya davacıları olan ... (...) Köyünden kişilerin 46 parça hak iddia ettikleri gayrimenkullere ilişkin dava dilekçesi ekinde vermiş oldukları dilekçelerinin Mahkemece tasdikli suretlerinin mevcut olduğu, yine bu dava dosyalarında davacılar tarafından Noter huzurunda düzenlenmiş vekaletnamelerde hak iddiasında bulundukları ve dosya davacılarının maliki bulunduğu tapuların iptalini istedikleri taşınmazların ... Valide Sultan Vakfına ait olduğunu beyan ederek Av.... ...'ı vekil tayin ettikleri görülmüştür. b) Kadastro Birlik dosyasında Mahkeme yazı işleri müdürlüğünce tasdik edilmiş 07-08-09-11.03.1959 tarihlerinde Mahkemece yapılan keşfe ilişkin keşif zabıt varakaları incelenmiş keşfe katılan ... ... ..., ... ..., ... ... tarafından tapu hudutlarının Mahkeme heyetine gösterildiği, yine her üç Ehlivukufunda davacı köylülerin tapu maliklerine 1952 yılına kadar kiracı ve ortakçı olarak toprakları işlemiş olduklarını beyan ettikleri görülmüştür. c) Kadastro Birlik teknisyenlerince ... (...) Muhtarı ... ..., bilirkişiler ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... katılımı ile 15.05.1969 tarihli Tapu Tatbikat Tutanağının düzenlenmiş olduğu, muhtar ve azalar tarafından Birlik teknisyenliğine Çilecik Gediği ve Taşbükü hudut hatlarının çok eski senelerde kazılan çukurlarla tespit edilmiş olduğuna ve bu noktalardan dışarı çıkmamak üzere hudutlarının tespit edilmesinin istendiğine ilişkin 07.07.1969 tarihli dilekçe verildiği görülmüştür. ç) Kadastro Birlik dosyasında, davacı tapu maliklerine ait tahrir kayıtlarının İl Özel İdare Müdürlüğünden alınarak Birlik defterlerine kayıt edildiği görülmüştür. d) Hisarönü Kadastro Birlik dosyasında yine tapu maliklerince sunulan dilekçe ve eklerinde, tapu kayıtları, mahkeme kararları, Orman Bölge Müdürlüğü kayıt ve yazışmalarının, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1962/191 E. 1964/6 K. sayılı (Orman Kanunu'na muhalefet suçlaması ile yargılanan ... oğlu ... ... hakkında verilen karar olduğu sanığın arazinin ... Efendiler tarafından icara verildiğini beyan ettiği görülmüştür.) e) Kadastro Birlik dosyasında; Birlik teknisyeni ... ... tarafından 16.07.1970 tarihli Müdüriyet Makamına ... başlıklı yazıda muhtar ve üç bilirkişinin tespite ilişkin beyan verdikleri ancak kendilerince kayıt ve vesikaların mütalaa edilip tespitin kayıt malikleri adına yapıldığı, bu tespite bilirkişi ve muhtarlar tarafından itiraz edildiği ve imzadan imtina edildiği, bu konuda Müdürlükten gelecek emre göre hareket edileceğini bildiren yazı, 23.12.1970 tarihli ... Bölge Tapu Müdürlüğü tarafından ... ve Bilirkişilerine hitaben yazılmış olan yazıda 169 adet parselin senetsizden yapılan tespitinin Tapulama Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olduğu kanaatine varan Birlik teknisyeni ve yardımcısı tarafından 3402 sayılı Yasa'nın 22. maddesine dayanarak zilyetten tespit yapılan eski maliklerin iptal edildiğine, yeni maliklerin tapu kayıtlarına ve şahit beyanlarına istinaden tespitlerinin yapıldığını, ilan cetvellerinde bir yanlışlık olmadığını, ilanların yapılmasının uygun görüldüğünü, ilanlar yapıldıktan sonra itirazlar konusunda yasal haklarının belirtilmiş olduğuna dair yazılar görülmüştür. f) Kadastro Birlik teknisyenlerince 25.06.1970 tarihinde tutulan tutanak ile tapu kayıtlarının mahallinde tatbik edilmek üzere araziye çıkıldığı, muhtar ve bilirkişiler tarafından bu sınırların bilinmediğinin beyan edildiği, 3402 sayılı Yasa'nın 22. maddesi gereğince tapu sahiplerine sınırları göstermek üzere şahit dinletme imkanı tanındığı, Karaca Köyünden ... ..., Beldibi Köyünden ... ..., ... Köyünden ... ... ve Karaca Köyünden ... ...'ın şahitliği ile tapu kaydının uygulandığı ve köyün tamamını kapsadığı şahitlerin beyanı ile kayıt altına alınarak tutanak tanzim edildiği görülmüştür. g) Yine Bölge Tapu Müdürlüğünün ... Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne 169 adet parselle ve natamam şekilde ikmal olunabilen kısmi tapulamanın köylünün şiddetli direniş gösterip, askı ilanının yerel koşullar yönünden askıya alınamadığı, ilanın yapılmasını engellemek için köy ihtiyar kurulunun istifa ettirilmiş olduğu, güvenlik kuvvetlerinin desteği altında köye ilanların askıya gidildiğinde her defasında köy halkından bazı kişilerin direnişe geçip karşı çıkması ile fiili saldırıya müsait bir ortamla karşılaşılarak müessif olaylara sebebiyet verilmemesi için ilanların askısından vazgeçildiği, söz konusu ilanların yapılabilmesi için, köyde yer tefrikinin bildirilmesi hususunda ... Valisi imzalı yazışmalar yapılan evrakların delil klasöründe olduğu görülmüştür. h) ... Bölge Tapulama Müdürü ... ... tarafından 09.10.1973 tarihinde ... Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderilmiş olan yazıda, 169 adet parselin önce süremekçi ve zilyetlik durumuna göre zilyetleri adına bilahare ibraz olunan tapu kaydına istinaden tapu kayıt malikleri adına yapılan tespitlerin Köy Muhtarı ve Tapulama Bilirkişilerinin karşı çıkarak engellemeleri üzerine 3402 sayılı Yasa'nın 22. maddesi uyarınca tespit yapılabildiği 26. maddesine göre 30 günlük askı ilanının o kadar uğraş ve çabalara rağmen günümüze kadar yapılamamış olduğu belirtilerek, köy muhtarlığının şarta muallak dilekçeleri ile Toprak ve Tarım Reformundan söz ederek mevzubahis tapu kaydını tanımak istemedikleri, köyde yapılacak tapulama işlemlerinin sıhhat ve selameti bir tarafa ortada can ve mal emniyetinden de endişe duyulduğu bu konuda Genel Müdürlükten görüş istendiği yolundaki evraklar görülmüştür. j) ... İl Jandarma Komutanlığı tarafından 06.07.1977 tarihinde ... Tapulama Müdürlüğüne müracaat edilerek 200 haneli köyün geçmiş yıllardaki gibi direnişe geçeceği bu konuda bazı bilgilere ihtiyaç duyulduğuna ilişkin yazışmalar yapıldığı görülmüştür. k) Dosyada davacı tapu malikleri tarafından ibraz edilmiş 2901 sayılı Yasa kapsamında oluşturulmuş tahrir kayıtlarının Kadastro Birlik dosyalarında Birlik Teknisyenlerince Birlik defterlerine kaydedilmiş olduğu, tapu maliklerince deliller arasında dosyaya ibraz edilen tapu malikleri lehlerine kesinleşmiş yargı kararlarının mevcut olduğu görülmüştür. Yukarıda yazılı delil ve belgeler dava dosyalarındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece yukarıda yazılı bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın