25. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yavuz Sultan Selim Köprüsü 26.08.2016 tarihinde açıldığını, ticari araçlarının zorunlu olarak burayı kullandığını, araçların tümünde HGS/OGS mevcut olduğunu, geçişlerde bu gişelerin kullanıldığını, sistemlerini tam yapamadıklarından çoğu zaman tahsilatı yapamadıklarını, ayrıca ücretli otoyol olduğuna dair tabela dahi konmadığını, şirket olarak köprü idaresine ulaşıp borç durumunu talep edip borcu anlaşmalı oldukları bankaya yatırdıklarını, daha sonra borç talebinde bulunduklarında borcunun olmadığına dair bilgi verildiğini, Yavuz Sultan Selim Köprüsü davacı şirket tahsilat için online ödeme ekranı internet üzerinden uzun zaman sonra açtığını, tahsilat hükümlerini hiçe sayarak hafta tatilleri ve resmi tatillerde tahsilat sistemine gitmiş 15 günlük yasal süreyi kendi yorumu şeklinde kullandığını, hafta tatili ve resmi tatile gelen ödemeleri ilk iş günü yapmak istediğinizde cezalı olarak tahsilat yapılmış, hafta tatili ve resmi tatillerde ödenen birçok ödeme mevcut olduğunu, ödeme yapılamadığı zaman çok kişinin ceza olarak ödemede bulunduğunu, bu konularda mağduriyet giderici hiçbir işlemin yapılmadığını, Yavuz Sultan Selim Köprüsündeki ödeme sistemi eksikliklerinin davacı şirket tarafından çok uzun zaman sonra tamamladığını, sistemin çalışmadığını, ödemelerin yapılamadığını, bu konuyu söylenmesine rağmen mağduriyet giderici işlemlerin yapılmadığını, bu nedenle cezalı ödemelerin kaldırılmasını ve davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletmesi hakkına sahip bulunduğu, 06/11/2016-30/09/2017 tarihleri arasında, davalı şirkete ait araçların köprü ve otoyoldan geçiş ücreti ödemeksizin geçiş yaptığının görüntülü tutanak ile tespit edildiği, davalının ödeme yaptığını ispat etmediği, davacı vekilinin 27/05/2018 havale tarihli dava dilekçesinde harca esas değerin ne şekilde belirlendiğinin açıklandığı, bu suretle talep edilen 43.132,00 TL geçiş ücretinin hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda mevzuata uygun olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça para cezası olarak 167.318,40 TL talep edildiği, her ne kadar geçiş ücretinin 4 katı tutarında para cezası tutarı, talep edilenden fazla ise de, taleple bağlı kalınarak 167.318,40 TL para cezasına ilişkin itiraz da yerinde görülmeyerek, takibin 210.450,40 TL alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğü belgelendirilmediğinden, işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV'sine ilişkin istemlerin reddine karar verildiği, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak 'likit' olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2896 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın 43.132,00 TL geçiş ücreti, 167.318,40 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 210.450,40 TL alacak yönünden iptaline, takibin 210.450,40 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın icra inkar tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap