Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören bakanlık vekilinin 10/08/2015 havale tarihli dilekçesiyle hükmü temyiz etmiş ise de; daha sonra vermiş olduğu 03/09/2015 havale tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla, incelemenin katılan vekilinin beraat hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'in katılma hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE 26/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.