1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/7754 E. , 2009/11682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : PAZAR(RİZE) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2009
NUMARASI : 2008/82-2009/147
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden maliki oldukları 938 parsel sayılı taşınmaza davalının taşkın bina yapmak ve beton dökmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur. Davalı, çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır kullanımında olduğunu, kadastro tespitinin hatalı yapıldığını, taşkınlık var ise taşınmazın devri gerektiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayden davacılara ait çaplı taşınmaza davalının taşkın bina yapmak ve beton dökmek suretiyle elattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat R. U.. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama sonunda, kayden davacılara ait çaplı taşınmaza davalının taşkınlık yaratacak şekilde elattığı saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, taşkın olan bölümle ilgili olarak davalı tarafından Türk Medeni Kanununun 725.maddesi hükmü uyarınca temliken tescil istekli dava açıldığı ve ayrı bir esasda derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Davada yıkım isteğide bulunduğuna göre, açılan temliken tescil isteğinin kabulle sonuçlanması ve kesinleşmesi halinde, davalı bakımından telafisi imkansız bir zarar meydana geleceği kuşkusuzdur. O halde, yıkım isteği yönünden açılan temliken tescil davasının bekletici sorun olarak kabulü ile orada belirlenecek durum gözetilerek bir karar verilmesi için karar bozulmalıdır.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 10.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.