Aramaya Dön

(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/5580
Karar No
K. 2010/6944
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2010/5580 E.  ,  2010/6944 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 565 ada 32 parsel sayılı 1659,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesinde Şehir Kadastrosu Mahkemesi sıfatıyla görülen ve 1973/608 Esas sayısına kaydedilen ...’un ... aleyhine açtığı ve ...’nın da müdahil olduğu davada 1975/615 sayılı Kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, dosya Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmiş; ancak, malik hanesi açık kalmıştır. Davacı ..., tapuda malik hanesi açık gözüken bu taşınmaz hakkında davalı Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine çekişmeli parselin aynı ada 14 sayılı parselin miktar fazlası olup, murisi...’nın sağlığında bu taşınmazı kendisine bağışladığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının lehine gerçekleştiği iddiasına dayanarak dava açmış, mahkemece davanın reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2.10.2001 tarih 2001/6557 Esas, 6784 sayılı Kararıyla mahkemenin davaya bakmakla görevli olup olmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle mahkeme hükmü bozulmuş ve yapılan yargılama sonucunda da dosyanın görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dava konusu 32 sayılı kadastro parseli ... Belediye Başkanlığınca imar çalışması sonucu 939 ada 8 parsel, 940 ada 7 parsel, 941 ada 7, 8 ve 9 parsellere dönüştüğünden bu taşınmazların davacı mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, çekişme konusu 565 ada 32 sayılı parselin imar uygulaması ile 939 ada 8, 940 ada 7, 941 ada 7, 8 ve 9 parsellere dönüştüğü, dava dışı 565 ada 14 sayılı parsele uygulanan vergi kadının kapsamında kaldığı ve 20 yıla aşkın davacı mirasçılarının zilyet oldukları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitinde taşınmazın kuzeyindeki 565 ada 14 sayılı parsele 1937 tarih ve 358 tahrir numaralı vergi kaydının uyduğu,bu parselin... adına, kayıt fazlası olarak nizalı 565 ada 32 sayılı parselin ise Hazine adına tescili gerektiği belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/227 Esasında davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılmıştır. Dava dosyası bulunamamış olsa da dosyadaki bilgi ve belgelerden ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/227 Esas sayılı dosyasının meni müdahale davası olduğu Kadastro Mahkemesine aktarılmakla Şehir

Kadastro Mahkemesince 1973/608 Esasında görüldüğü, 1973/608, 1975/615 sayılı ilamı ile, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın tespitten sonra 15.9.1977 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen bu ilam ile 565 ada 14 sayılı parselin... adına tescil edildiği, niza konusu parselin ise tescilinin yapılmadığı ve malikhanesinin boş bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ... tarafından taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava tespit tutanağının kesinleşmemesi ve malik sütununun açık bırakılması nedeniyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Taşınmaza uyduğu kabul edilen bayır hudutlu vergi kaydı miktarı 565 ada 14 sayılı parsele uygulanmış, 565 ada 14 sayılı parselin tutanağının edinme sebebinde bu parselin kuzeyindeki 565 ada 15 sayılı parselin güneyi (565 ada 14 parsel yeri) metruk şahıslardan Hazineye intikal eden yerlerden iken, 1937 de ... Özkaya adına 358 tahrir nosu ile vergiye kaydedildiği, 15 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının 14 sayılı parseli kapsamadığı, 15 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı güneyi mera okumakta ise de birkaç yıl işlenmediğinden mera halini aldığı, esasen kaçak ve yitik kişiden Hazineye intikal ettiği, vergi kaydının güney hududu sabit olmadığı, Hazineye ait yere tecavüz edilerek elde edildiği belirtilmiştir.

Çekişmeli taşınmazın güneyindeki komşu 565 ada 9, 10, 11, 12, 13 ve 18 sayılı parseller kaçak ve yitik kişiden intikal ile Hazine adına tespit edilmişlerdir. 565 ada 13 ve 18 sayılı parsellerin tespitleri kadastro ile kesinleşmiş, 565 ada 9 ve 10 sayılı parseller ise şahısların açtığı dava sonunuda hükmen Hazine adına tescil edilerek tespitleri kesinleşmiştir. Komşu 565 ada 9 ve 10 sayılı parsellerin mahkeme ilamlarında taşınmazların öncesinin boşluk ve taşlık olduğu, daha önce mera olarak kasabanın hayvanlarının istifade ettiği, çevresindeki parsellerin de Hazineye ait yerlerden olduğu, taşınmazın ... metruk ve mera olması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemiyeceği kabul edilerek Hazine adına tescil kararı verilmiştir. Mahkemece çekişmeli ve 565 ada 14 sayılı parselin etrafında bulunan tüm komşu parsellerin özellikle 565 ada 15 sayılı parselin tespit tutanağı ve dayanağı tapu kaydı getirtilmemiş, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca, Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmaz başında yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen 16.1.2001 tarihli raporda, davacının dava dilekçesinde davaya konusu ettiği imar ile oluşan 941 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellerin dava konusu parsel ile ilgisi olmadığı, bu parsellerin dava dışı 565 ada 29 sayılı parselin imar uygulaması sonucunda oluştuğu, dava konusu 565 ada 32 sayılı 1659.50 metrekare yüzölçümündeki parselin imar düzenlemesi ile 403 metrekaresinin 939 ada 8 sayılı parsel, 490 metrekaresinin 940 ada 7 parsel sayısını aldığı, 581 metrekaresinin ortaklık payına gittiği, kalan 186 metrekaresi için ise 3000 Tl den bankaya 558.000 TL.bloke edildiği (Toplam 1660 metrekare) belirtilmiş, rapor eki krokide de taşınmaz imar ile 939 ada 8, 940 ada 7 parsel olarak gösterilmiştir.Yine Tapu Sicil Müdürlüğünce de niza konus 565 ada 32 sayılı parselin imar uygulaması ile 939 ada 8 ve 940 ada 7 sayılı parsellere gittiği, bu parsellerin itirazlı bırakıldığı, 941 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellerin dava konusu parsel ile ilgisinin olmadığı, bu parsellerin 565 ada 29 sayılı parselin imar uygulaması sonucu oluşan parseller olduğu belirtilmiştir.

Oysa Mahkemece yapılan keşif sonucunda ibraz edilen 1.6.2007 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde, 565 ada 14 sayılı parsele uygulanan 1937 tarih ve 358 tahrir numaralı güneyi bayır hudutlu vergi kaydının niza konusu 565 ada 32 sayılı parseli de kapsadığı, imar ile 939 ada 8, 940 ada 7, 941 ada 7, 8, ve 9 parselerin oluştuğu ve davalı bırakıldığı belirtilmiş, rapor ve eki krokide niza konusu 32 parsel olarak imarın 939 ada 8, 940 ada 7 parsel yanında 941 ada 7, 8 ve 9 sayılı parseller de gösterilmiştir. Mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden çekişmeli 32 parselin imar sonucu 939 ada 8; 940 ada 7; 941 ada 7, 8 ve 9 sayılı parsellere dönüştüğü kabul edilerek bu parsellerin tesciline karar verilmesi doğru bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaza komşu tüm parsellerin özellikle 565 ada 15 sayılı parselin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar ile komşu parsellerden hükmen tapu kayıtları oluşanların dava dosyaları, taşınmazın bulunduğu yerde yetkili idari mercilerce yapılmış mera çalışması varsa mera tahsis kaydı ve haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra komşu köylerde ikamet eden yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçileçek yerel bilirkişiler ve aynı şekilde gösterilecek taraf tanıkları, fen ve ziraat mühendisi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte varsa mera tahsis kaydı ve haritası zemine uygulanarak taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığını duraksamasız gösterecek ve keşfi takibe imkan verir biçimde fen bilirkişisinden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden kanunlar uyarınca Hazineye intikal eden yerlerden olup olmadığı, kim tarafından ne zamandan beri, ne surette kullanıldığı hususları etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanakları ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği, toprak yapısı, öncesinin mera olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, güneyden komşu 565 ada 9 ve 10 sayılı parseller hakkındaki ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Şehir Kadastrosu sıfatıyla) 1976/481-1166 sayılı ve 1976/530-1211 sayılı dava dosyasında toplanan deliller değerlendirilmeli, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği kesin olarak belirlenmeli, davaya konu 565 ada 32 sayılı parselin imar uygulaması sonucu hangi parsellere dönüştüğünün tespiti yönünden fen bilirkişilerinin raporları arasındaki çelişki giderilmeli, bu hususta Tapu Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabı da değerlendirilerek yeniden fen bilirkişisinden ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, taşınmazın imar uygulaması ile hangi parsellere dönüştüğü kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabüle göre de; davacı ... mirasçıları adına tescile karar verilirken ...'ın çoçukları ..., ..., ... ve...'in baba adının yanlışlıkla ... olarak yazılması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.