3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ..., ... T.C. Kimlik numaralı müteveffa ...'ın yeğeni olup, uzun yıllar kendisine bakmış, işleriyle ilgilenmiş, yaşlılık döneminde hayatını kolaylaştırmak adına her türlü fedakarlığı yaptığını, buna ilişki müteveffanın ölümüne kadar devam ettiğini, yani müvekkili, mütevaffa için herhangi bir akraba değil kendisine ölene kadar bakmış olan yeğeni ve dolayısıyla yasal mirasçısı olduğunu, müteveffa ... sağlığında, diğer davalılardan eski adıyla "..." yeni adıyla "..." adlı şirkete başvurarak birden fazla bireysel emeklilik sigortası yaptırdığını, Müteveffa tarafından yaptırılan bireysel emeklilik sigortalarının poliçe numaraları sırasıyla, E-2041974, E-2137836, E-2137882 ve E-2137995 olduğunu, bu poliçeler ve ilgili sözleşmeler ile müteveffa tarafından imzalanmış başvuru formlarının tamamı davacı yanın dilekçe ekinde mevcut olduğunu, ilgili poliçelerin Veraset İntikal Vergisi olan 10.772,62 TL müvekkilim tarafından ödendiğini, Poliçelerden E-2041976 sayılı poliçenin ise imza benzerliği bulunmadığı gerekçesiyle tahsili gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde, müteveffanın müvekkili bahse konu bireysel emeklilik poliçelerine lehtar tayin etmesinin şüpheli bir durum olduğu ve bunun müvekkili tarafından vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması yoluyla gerçekleştirildiği iddia edildiğini, Ancak bu iddianın herhangi bir somut dayanağı sunulmadığı gibi müvekkilin lehtar olarak atanması hem hukuka hem de somut olay bakımından hayatın olağan akışına uygun olduğunu, Zira en başta da bahsedildiği üzere müvekkili uzun yıllardır müteveffanın işlerini görmekte ve kendisine baktığını, müteveffa da sağlığında yaptığı bu işlemle müvekkili lehtar olarak atandığını, herhangi bir somut dayanağı olmayan davacı iddialarının kabulü bu yönüyle mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacıların hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, huzurdaki davada davaya konu alacağın miktarı belli olup bu kapsamda davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, Bu nedenle, anılan YHGK kararı gereğince hukuki yarar şartı eksikliğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davada, müteveffa ...'ın bireysel emeklilik sigorta poliçeleri kapsamında davalılardan ...'ya yapılan ödemelerin iadesi talep edildiğini, Müteveffa ... ile davalı Şirket ... Hayat ve Emeklilik A.Ş arasında akdedilen bireysel emeklilik sigorta poliçelerinde ... "Tüketici" konumunda olup davaya konu iş de ticari iş vasfında olmadığını,
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın