1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/1347 E. , 2010/5531 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/07/2009
NUMARASI : 2008/107-2009/380
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Kooperatif, adına kayıtlı 7531 ada 1 sayılı parseldeki G Blok zemin kat 1 numaralı bağımsız bölümü davalının fuzulen kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, tapuda F Blok 8 numaralı bağımsız bölümün maliki gözüktüğü halde davacı Kooperatifin kötüniyetli ve kasıtlı yönlendirmesi ile çekişmeli bağımsız bölüme yerleştiğini ve uzun zamandır iyiniyetle oturduğunu, ayrıca zaruri ve faydalı masraflar yaptığını, hapis hakkı bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve kısmen ecrimisile karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.5.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat İ. H. A.ile temyiz edilen vekili Avukat T.Y.geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kat irtifakı kurulu bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 7531 ada 1 sayılı parseldeki G-Blok zemin kat (1) numaralı bağımsız bölümün daha önce Yeni Adana Kırmızı Kent Yapı Kooperetifine ait iken yapılan kura çekiminde davalıya isabet ettiği, davalının anılan yerde yaklaşık on yıldır oturduğu, davacı Kooperatifin ise taşınmazı 17.02.1998 tarihinde cebri ihaleden edindiği, eldeki davayı ise davalının çekişmeli bağımsız bölümde fuzuli şagil olduğu iddiasıyla 19.03.2008 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten de, taşınmazı kayden edinen davacının mülkiyet hakkı karşısında davalının kullanımını üstün kılacak bir ayni ya da şahsi hakkı mevcut olmadığına göre, davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak el atmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının değinilen hususa yönelik temyiz itirazı yerinde değildir, reddine.
Ne var ki, taşınmazı edindikten sonra, daha önce yapılan kura çekiminden itibaren uzun zamandır iyi niyetli kullanımını sürdüren davalıya iyi niyetini ortadan kaldıracak herhangi bir bildirimde bulunmayan davacının, bu kullanıma muvafakat gösterdiğinin ve ancak eldeki davayı açmakla muvafakatini geri aldığının kabulünde zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca, ecrimisil isteğinin reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda kabul edilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,11.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.