Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;Davacı, ortak mirasbırakanları H. S.’ın kayden malik olduğu 13, 170 parsel sayılı taşınmazları mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak çıplak mülkiyetini kızı olan davalı N. Ç.’a, 19 ve 179 parsel sayılı taşınmazların çıplak mülkiyetini ise oğlu olan diğer davalı A. S.a ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, 270 parseldeki ¼ payındaki çıplak mülkiyetini yarı yarıya davalılara bağışladığını, murisin tüm malvarlığını davalılara devrettiğini, temlik işlemlerinin muvazaalı olduğunu, aynı zamanda temlik işlemlerinin yapıldığı tarihte hukuki ehliyetinin olmadığını, bakım yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline olmadığı taktirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; bağış yoluyla yapılan temliklerde muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, saklı payın ihlal edildiğinin kanıtlanamadığın, bakım yükümlülüğünün yerine getirildiğini, ölünceye kadar bakma akdi ile devredilen taşınmazların tenkise tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.