11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kefilin sorumluluğunun; kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukukî sonuçlarıyla sınırlı olduğunu, kefillerin gayri nakdi risklerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede buna dair açık hüküm olması gerektiğini, ilgili sözleşmede kefilin gayri nakdi bedel yönünden kefillerden depo talebinde bulunabileceğine dair açık bir hüküm mevcut olmadığını, davalıların icra dosyasına konu edilen alacak miktarı kadar davacı bankaya borçları bulunmadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak belirlenen BSMV ve faiz miktarlarını kabul etmediklerini, davalıların bankaya verdikleri kefalet beyanlarının Borçlar Yasası amir hükümlerine aykırı olup, yok hükmünde olduğunu, ortada geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmadığından, doğmuş, icra yoluyla istenebilir bir alacağın da mevcut olmadığını, alacaklının müteselsil kefile karşı takibe girişebilmesi için; birbirinden ayrı iki şart olduğunu, bu nedenle asıl, borçluya geçerli bir ihtar gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, hukuken sonuç doğurmaya elverişli, geçerli bir ihtarnamenin söz konusu olabilmesi için öncelikle borçlu ... TBK md. 586 uyarınca kefillerden ayrı ve bağımsız olarak ihtar etmesi gerektiğini, henüz müteselsil kefile başvuru şartları oluşmamışken müteselsil kefiller ile birlikte borçluya, borcun ödenmesi için ihtarda bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, ...'a geçerli bir ihtarname gönderilmeden müteselsil kefile başvuru şartlarının oluştuğundan bahsetmenin de mümkün olmadığını, Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı dosyasındaki takibin haksız olduğunu savunmuş, davanın reddine, davacının takibi açıkça kasti ve kötüniyetli olduğundan takip konusu tutarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın