1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/3203 E. , 2010/5684 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : CEYHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2008
NUMARASI : 2008/136-2008/558
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan A.'ın mirasçısı olduğunu, ancak murisin ölümünden sonra nüfusa tescil edildiğini, diğer mirasçısı davalıların aldıkları veraset ilamında mirasçı olarak görülmediğinden intikal işlemlerinin yapılarak, kendisine pay verilmediğini ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazların kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir. Davalı, Tapu Sicil Müdürlüğü, davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuş, bir kısım davalılar davayı kabul etmişler, bir kısmı ise cevap vermemiştir. Mahkemece, davacının mirasçı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, miras bırakan A.'ın mirasçısı olduğunu, muris babası A.'ın ölümünden sonra nüfusa kaydedildiğini, diğer mirasçı davalılar tarafından kendisinin mirasçı olarak görünmediği mirasçılık belgesine dayalı olarak miras bırakan adına kayıtlı taşınmazların intikalinin yapıldığını, ancak kendisinin aldığı hasımsız mirasçılık belgesine göre de mirasçılığının belirlendiğini ve taşınmazlarda kendisinin de payı olması gerektiğini, intikalden sonra bazı mirasçıların paylarını sattığını ileri sürerek, kayıtların ve satışların iptali ile payı oranında adına tescilini istemiş, davasında Tapu Sicil Müdürlüğü ile diğer mirasçıları, hasım olarak göstermiştir. Mahkemece, davacının da mirasçı olduğunun belirlendiği, iddiaların sübut bulduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Verilen karar, davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Gerçekten, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve kendisine kusur atfedilemeyeceği gözönüne alındığında, bu davalı yönünden husumetten reddine ve lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.