Esas No
E. 2010/5249
Karar No
K. 2010/5996
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2010/5249 E.  ,  2010/5996 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SİVRİCE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/01/2010

NUMARASI : 2009/58-2010/8

Taraflar arasında görülen davada;   

Davacı, kadastro çalışmaları ile davalı adına tescil edilen 130 ada 9 parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle edinilemeyecek devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürüp tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullandığını, yerin hazine ile ilgisi olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.  Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 130 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 10.09.2008 tarihinde yapılan kadastro işlemi sırasında senetsizden davalı adına tespit edildiği, tespitin 29.01.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yapılan uygulama sonucu alınan 18.11.2009 tarihli fen bilirkişi krokisinde dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın (A), (C), (D) ile gösterilen bölümleri bakımından davalı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği belirlenerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak; aynı fen bilirkişi krokisinde çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazın (B) ve (E) ile gösterilen bölümlerinin uzun zamandır tarım yapılmayan, zilyetliği terk edilen, niteliği itibariyle üzerinde geven ve çalı formunda bitki oluşmuş halde bulunan taşınmaz niteliğinde olduğu görülmektedir. Bilindiği gibi, Türk Medeni Yasasının 976. maddesi hükmü gereği, fiili hakimiyetin geçici sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının ortadan kalkması zilyetliği sona erdirmeyeceği kuşkusuzdur.

Ne var ki, somut olayda, davalının 9 parselin (B) ile gösterilen kısmını uzun yıllardır işlemediği, (E) ile gösterilen bölümde ise hiç zilyetliğinin olmadığı sabit olup, uzun süreli bir kullanmama durumunun zilyetliğin terki olarak yorumlanması zorunludur. Ayrıca, hayvan otlatmanın tek başına kazandırıcı zamanaşımı ile iktisabın nedenini teşkil etmeyeceği, zilyetliğe karine oluşturmayacağı açıktır. Hal böyle olunca; dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (B)  ve (E) ile belirtilen kısımları yönünden davalı lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi hükmü gereği anılan taşınmazların ileride ekonomik yarar sağlayacağı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları  yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle, HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.      

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3402 md.18
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog