1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/4144 E. , 2010/6037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ALANYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/07/2009
NUMARASI : 2007/190-2009/446
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan M..'nın 125 parsel sayılı taşınmazını 23.1.1992 tarihinde 1/4'er pay olmak üzere davalı 4 oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, davalı K.'in de 1/4 payını 28.12.2001 tarihinde davalı A.'nin eşi olan diğer davalı Z.'ye aynı şekilde devrettiğini, ancak yapılan işlemlerin kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, miras bırakanın başladığı inşaatı bitirebilmek için acil paraya ihtiyacı olduğunu ve dava konusu taşınmazı satışa çıkardığını, kendilerinin de bedelini ödeyerek satın aldıklarını, yapılan satış işlemlerinin gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi. .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; miras bırakan M.Ü.’nün kayden maliki olduğu çekişme konusu 125 parsel sayılı taşınmazını 23.01.1992 tarihinde ve satış suretiyle davalı oğulları A. Y., K.ve .’ye temlik ettiği, davalı K.’in de miras bırakandan edindiği ¼ payını 28.12.2001 tarihinde aynı şekilde davalı A.nin eşi olan davalı Z.’ye devrettiği; miras bırakanın davalı oğullarına yapmış olduğu temlikin terekeden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı Z..nin de anılan hususu bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak, mahkemece istem doğrultusunda davacıların miras payı oranında iptal ve tescile karar verildiği halde, çekişmeli taşınmazın keşfen belirlenen değerinin tamamı üzerinden karar harcına hükmedilmiş olması doğru değildir. Hal böyle olunca; çekişme konusu taşınmazın keşfen belirlenen değerinden davacıların miras paylarına isabet eden kısmı üzerinden nisbi karar harcına hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir. Davalıların, bu yöne değinen temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.