40. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/05/2011 tarihinde, davalı ... nezdinde ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın ve 2.000 TL sakatlık tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 5.965,85 TL bakıcı gideri tazminatının davalı ... AŞ yönünden 24.12.2014 tarihinden, diğer davalılar yönünden 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili, davalılar ... ile ...'nın davayı bizzat takip ettiklerini, vekilllerinin bulunmadığını, manevi tazminat yönünden diğer davalı ... AŞ'nin ise davalı gösterilmediğini, bu sebeple manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu üstelik aynı maddede takdir edilen vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi şeklinde maddi hata da yapıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ..., olay yerinin ışıklandırmasının zayıf olduğunu, görüş mesafesinin olmadığını, kendisinden beklenebilecek sorumluluğu mücbir sebeplerden yerine getiremediğini, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile kasko sigortası bulunduğundan, maddi tazminat bakımından davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilmesi gerekirken aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili, olayın gerçekleşmesinde mücbir durum olduğunu, olayın gerçekleştiği yerde ışıklandırmanın yok denebilecek kadar az olması, uyarıcı levha ve işaretlerin bulunmamasının olaya neden olduğunu, bu durumda müvekkiline kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ATK raporlarında davacının sürekli sakatlık durumunun bulunmayacağı, çalışma gücüne ve çalışma hayatına olumsuz bir etkisinin bulunmayacağı, davacının bakıma muhtaç olmayacağı belirtilmesine rağmen yerel mahkemenin bakıcı gideri tazminatına hükmetmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile kasko sigortası bulunduğundan, maddi tazminat bakımından davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilmesi gerekirken müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 13/05/2011 tarihinde, davalı ... nezdinde ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...'nın maliki olduğu, davalı ...'in yönetimindeki ... plakalı araç ile otopark içerisinde geri manevra ile seyrettiği esnada otopark içerisinde yaya olarak bulunan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı anlaşılmış, mahkemece ATK 3. İhtisas Dairesinden alınan raporda davacının yaralanması maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu belirlenmiştir. 1-Kusura yönelik istinaf itirazının değerlendirilmesi; Mahkemece kusur tespitine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, olayda davalı sürücü ...'in %75 oranında, davacı yaya ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ceza yargılamasının yapıldığı Bakırköy 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/207 Esas 2014/451 Karar sayılı dosyasından kusura ilişkin olarak ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 28/05/2014 tarihli raporda, olayda sanık sürücü ...'in tali kusurlu, müşteki yaya ...'ın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, yapılan yargılama sonunda sanık ... asli kusurlu kabul edilerek taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına ve HAGB'ye karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece kusura yönelik alınan raporun oluşa uygun ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporuyla birbirini teyit eder nitelikte olmasına göre davalı ... ve davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. 2-Bakıcı giderine yönelik istinaf itirazının değerlendirilmesi; Mahkemece maluliyetin tespitine yönelik alınan ATK raporu, olay tarihindeki asgari ücret, yaralanmanın derecesi ve niteliği, geçici işgöremezlik süresi dikkate alındığında hükmedilen bakıcı giderinin dosya içeriği ile uyumlu olduğu görülmekle mahkemece bakıcı giderine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi kabul görmemiştir.3-Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazının değerlendirilmesi; TBK'nın 56/1.maddesinde hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 51.maddesine göre "Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." Somut olay değerlendirildiğinde; kazanın oluş şekli, kaza tarihi, maluliyet raporu, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanısına varıldığından, davalı ...'in ve davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.4-Manevi tazminata ilişkin davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazının değerlendirilmesi; Dosya kapsamından davalılar ... ve ...'nın davada kendilerini vekille temsil ettirmediği, davalı ... AŞ'ye ise manevi tazminat yönünden husumet yöneltilmediği anlaşılmıştır.Mahkemece kendilerini vekille temsil ettirmeyen davalılar ... ve ... lehine ve manevi tazminat yönünden husumet yöneltilmeyen ... Sigorta AŞ lehine manevi tazminatın reddedilen bölümü açısından vekalet ücreti hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalı ...'in ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek kaldırılmasına karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın