1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/11637 E. , 2009/13005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KARACASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/09/2007
NUMARASI : 2002/155-2007/141
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları M.. T..'ın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla tapulu taşınmazını muvazaalı olarak satış suretiyle davalılar miras bırakanı K..'e temlik ettiğini, kadastro sırasında da K..adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tarafların adlarına tescil olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, çekişmeli taşınmazı miras bırakanları K..'in satın alıp üzerindeki binayı yaptırdığını ancak, Almanya'da bulunduğundan miras bırakan adına tescil edildiğini, sonra da miras bırakanın K..e devrettiğini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı S.. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde, tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalı S.. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakanın davalıların murisi K..'e yapmış olduğu 26 parsel sayılı taşınmazla ilgili temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu mahkemece belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların, öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne varki, davacıların miras payları oranında tapu iptali ve davacılar adına tesciline, kalan payların davalıların miras bırakanı K..üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, dava dışı mirasçının payını açıkta bırakır şekilde, davacılar ve davalılardan F.., H.., M.. adına tesciline hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan, davalıların dava konusu edilen taşınmazların dava tarihindeki değeri üzerinden, davacıların miras payları dikkate alınarak harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerekirken, taşınmazların saptanan tüm değeri üzerinden harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarına karar verilmiş olması isabetsizlik olduğu gibi, yargılama sırasında keşfen saptanan değere göre harç tamamlanmadığı gözardı edilerek, bu değer üzerinden fazla vekalet ücreti tayin ve takdir edilmesi de doğru değildir. Bir kısım davalıların, temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.