Esas No
E. 2009/12361
Karar No
K. 2009/13601
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2009/12361 E.  ,  2009/13601 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/04/2009

NUMARASI : 2008/77-2009/106

Taraflar arasında görülen davada;

Davacılar, muris T..’in 1677 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 13/58 payını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla torunu olan davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, işlemin muvazalı olduğunu, ayrıca davalının murise bakmadığını ileri sürerek temlik işleminin iptali ile taşınmazın payları oranında yasal mirasçıları adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, ölünceye kadar bakım akdinin bakım ihtiyacı nedeniyle yapıldığını ve kendisinin murise baktığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 

Mahkemece, çekişme konusu taşınmazdaki murise ait payın ölünceye kadar bakım akdi ile davalıya temlikine ilişkin işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.                                      Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, tereke adına (Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca)  temsilci atandığına göre,  davanın sürdürülmesinin onun veya vekil kıldığı avukatı huzuru ile gerçekleştirileceği tartışmasızdır. Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/919 E. 2008/2051 K. Sayılı kararı ile terekeye temsilci olarak atanan İ. Ç.. 07.04.2009 tarihli oturuma iştirak etmemiştir. Terekeye temsilci atandığına göre, davacıların davadaki sıfatları biter, davayı temsilci takip eder. Anılan bu hususun Hakim tarafından kendiliğinden ve öncelikle nazara alınması gerekeceğinde kuşku yoktur. Ayrıca, davada terekeye temsilci atanmasıyla sıfatı kalmayan tereke ortaklarından bir veya birkaçının davayı takip etmiş olmaları neticeye etkili değildir. Nitekim bu husus Yargıtay uygulamalarında da benimsenen bir kuraldır. (6.HD. 23.03.2009 tarih 2008/13496 esas, 2009/2379 sayılı karar)             Hal böyle olunca, HUMK'nun 409. maddesi hükmü uyarınca dosyanın işlemden  kaldırılmasına  karar verilmesi gerekirken, işin  esası yönünden  hüküm  kurulmuş olması doğru değildir.. Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile  hükmün  açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  21.12.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.