Esas No
E. 2010/6505
Karar No
K. 2010/7265
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2010/6505 E.  ,  2010/7265 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,

TARİHİ : 17/03/2010

NUMARASI : 2008/143-2010/140

   Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, A.İlçesi  H. Köyü 299 parsel  sayılı  taşınmazın  davalı  adına   kayıtlı   olduğunu, taşınmazın  kısmen  kıyı  kenar  çizgisi  içinde  olduğunu, 3621 Sayılı  Yasa  uyarınca  kıyıların Devletin  hüküm ve  tasarrufu  altında  olduğunu  ileri  sürerek, taşınmazın  kıyı  kenar  çizgisi  içinde  kalan  88.13 m² lik  kısmının  iptaline  karar  verilmesini  istemiştir. Davalı M.V. vekili   davanın  reddini  savunmuş,  diğer  davalılar  davaya  karşı  beyanda   bulunmamışlardır. Mahkemece, 3402  Sayılı Yasanın 5841  Sayılı  Yasa  ile  değişik 12. maddesi  uyarınca  hak  düşürücü sürenin  geçmiş  olduğu  gerekçesiyle  davanın  reddine  karar  verilmiştir.

Karar, davacı  tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir.

Mahkemece 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesiyle  dava tarihi arasında 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Öyleyse davacı Hazine’nin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,

Ne var ki, davalılardan M.A.B. dava tarihinde, çekişme konusu taşınmazın maliklerinden olmadığına göre, bu davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmemiş olması doğru değildir.Diğer taraftan, her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Bir taraf dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olduğu halde dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır. (Baki Kuru, Hukuk Usulü Muhakemeleri 5. cilt, sayfa 5338, dipnot 159;

10.H.D. 21/12/1976, 8770/8739 ve dipnot 160:

5.HD 12/09/1977, 5445/5655 dipnot 161:

10.HD 24/02/1976, 6296/1297) Bunun yanında, avukatlık ücreti de yargılama giderlerinden sayılır. (29.05.1957 tarih ve 4/16 sayılı İnançları Birleştirme Kararı).  

Hal böyle olunca; kayıt maliki olmaması nedeniyle davalı M. A.yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi, diğer davalıların da yapılan uygulama neticesinde taşınmazın kısmen kıyı kenar çizgisi içinde olduğu ve davacının haklılık durumu gözetilerek, yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden ve maktu harçtan  davalı  tarafın sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2010  tarihinde oybirliğiyle  karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K5841 md.12/3 K3402 md.12
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog