Esas No
E. 2010/1008
Karar No
K. 2010/2994
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2010/1008 E.  ,  2010/2994 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/09/2009

NUMARASI : 2007/533-2009/456

Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu ve üzerinde yaşadığı ev bulunan taşınmazına yakın bir yerde davalının taşocağı işlettiğini, davalının bu faaliyetini yürütürken dinamit kullandığını, patlamalar nedeniyle yapısının hasar gördüğünü, tarım arazilerinin toz nedeniyle ürün veremediğini, aşırı gürültü ve evlerinin yıkılma tehlikesi nedeniyle ailece psikolojik sorunlar yaşadıklarını ileri sürüp davalı şirketin dinamit patlatmak suretiyle vaki elatmasının önlenmesi, uğranılan maddi zararın tespiti ile davalıdan tahsili ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının evinde meydana gelen hasarın davalının eylemi sonucu meydana gelmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava ve birleşen dava komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davaların reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 502 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazına yakın yerde taşocağı faaliyetinde bulunan davalının dinamitle patlatma sırasında 502 parsel üzerindeki evinin ve ürünlerinin zarar gördüğünü ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.

O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini gözönünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.

Bunun içinde zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur.Somut olayda; hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, davacının binasında bir hasar olduğu, can ve mal güvenliği açısından tehlike arzettiği binada meydana gelen hasarların temel sebebinin yapı ağırlığından olmadığı bilirkişilerce belirlenmiş olmasına karşın bu durumun davalı tarafından işletilen taşocağındaki patlamalardan dolayı oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamıştır. Bir başka ifadeyle davacı binasındaki hasar ile davalının faaliyeti arasında bir illiyet bağı kurulmamıştır. Her nekadar bilirkişiler 25.03.2009 tarihinde 4000 kg dinamit ile örnek patlatma yapmışlar, kurallara uygun olarak yapılan bu patlatmada bir olumsuzluk saptamamışlar ise de davacının iddiası zaten kurallara uyulmadan patlatma yapıldığı yönündedir. Öte yandan davacı davalıya ait ocaktan kaynaklı tozlar nedeniyle ürününün zarar gördüğünü iddia etmiştir. Ne var ki, bu yönden de yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez.

Hal böyle olunca, tarafların tüm delillerinin toplanarak, konunun uzmanı bilirkişi kurulu aracılığı ile yukarıdaki ilkeler uyarınca bir araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.        

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog