Davacı, emlak işi ile iştigal eden davalı Y. T. aracılığıyla diğer davalı S. Ş.’e ait olduğu söylenen 91 ada, 324 parselde yer alan 1 nolu bağımsız bölümün 32.000,00 TL bedelle alım-satımına ilişkin sözleşme yaptıklarını, 9.000,00.-TL kaparo verdiğini, bakiyenin tapunun devri sırasında ödenmesinin kararlaştırıldığını, tapuda devir almak üzere buluştukları gün taşınmaz üzerinde haciz olduğu, devir yapılamayacağı söylenerek aynı nitelikte olduğu vaad edilen ve devir öncesi gösterilmeyen 2816 ada, 5 parseldeki 1 nolu bölümün adına tescil edildiğini, Tapu Sicil Müdürlüğünde evrakların S.Ş. tarafından hazırlatıldığını, okuma yazma bilmediğini, resmi senetteki “okudum şerhinin” kendisine ait olmadığını, taşınmazın bayiini görmediğini, adına tescil edilen dairenin niteliklerinin, daha önce kendisine gösterilenden çok farklı olduğunu, taşınmaz niteliğinde esaslı hataya düşürüldüğünü, yapı kullanma izninin dahi olmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptali, bayii adına tescili, 32.000,00.-TL ‘nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar S. Ş. ve Y. T., davacının taşınmazın niteliklerini bilerek aldığını, tapu memuru önünde satışa konu taşınmazın niteliklerinin açıkça okunup, imza alındığını, resmi şekil şartlarına uygun sözleşme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.