(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1601 E. , 2011/8765 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 110 ada 89, 184 ada 6 ve 187 ada 33 parsel sayılı sırasıyla 7109,32, 2113,27 ve 4755,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda temyize konu taşınmazlara yönelik davanın reddine ve 110 ada 89, 184 ada 6, 187 ada 33 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,dava ve temyize konu edilen taşınmazlar üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilerek,hüküm oluşturulmuş ise de;dava konusu taşınmazların sınırında mera bulunması nedeniyle yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, taşınmazların zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alıp taşınmazların sınırında mera olması nedeniyle dava konusu parsellerin ve komşu meraların kadim mera olup olmadığı, dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğu, bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı yerel bilirkişilerden ve tanıklardan sorulup, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliğini ve toprak yapısını çevredeki taşınmazlarla karşılaştırmalı inceleyip irdeleyen, komşu mera parseli ile dava konusu taşınmazlar arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirleyen rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların niteliği kesin olarak belirlenmeli, taşınmazların çektirilecek fotoğrafları üzerinde, dava konusu taşınmazlar ve mera ile dava edilen taşınmazlar arasında ayırıcı unsur varsa bu hususlar fen bilirkişisine kabaca işaretlettirilerek ve bu fotoğraflar onaylamak suretiyle dosyaya konulmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, taşınmazların sınırında bulunan meradan kazanıldığının belirlenmesi halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 09.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.