(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2248 E. , 2010/7420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 15,105 ada 1, 125 ada 47, 127 ada 1,128 ada 11, 131 ada 3,145 ada 4, 148 ada 3, 7,149 ada 1,156 ada 1,157 ada 1,166 ada 5 parsel sayılı 14200.88, 12960.79, 9034.30, 4581.64, 449.58, 659.40, 4137.20, 1275.80, 4964.11, 2078.72, 9605.93, 4105.77 ve 5260.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmişlerdir. Davacı ... ve müşterekleri, yasal suresi içinde taşınmazların ortak muristen geldiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların kök murislerinden geldiği ve taksim edildiği, davacı tarafın murisi ...'nın kendisine düşen taşınmazları davalı tarafın murisi ... ...'ye sattığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların öncesinin ortak muris ...'den mi yoksa muris ...'den mi geldiği, murislerin sağlığında taşınmazlarının tümünün ya da bir kısmının paylaşıma konu edilip edilmediği, davacı tarafın murisi ...'nın bir kısım taşınmazları davalı tarafın murisine satıp satmadığı konularında toplanmaktadır. Mahkemece; taşınmazların öncesinin Muris ...'den mi yoksa Muris ...'den mi geldiği, murislerin sağlığında taşınmazlarının tümünü ya da bir kısmını paylaşıma konu edip etmedikleri, davacı tarafın murisi ...'nın bir kısım taşınmazları davalı tarafın murisine satıp satmadığı konusunda yapılan araştırma hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ile 3.11.1971 tarihli satış senedinde ismi yazılı tanıklar, muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan taşınmazların öncesinin Muris ...'den mi yoksa Muris ...'den mi geldiği, muris ...'den ya da Muris ...'den geliyor ise; murislerin sağlığında taşınmazlarının tümünü ya da bir kısmını paylaşıma konu edip etmedikleri, paylaşım dışında kalan taşınmaz var ise murisin ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksim ya da paylaştırma yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde, davacı tarafın murisi ...'nın kendisine isabet eden taşınmazları davalı tarafın murisine satıp satmadığı, her bir taşınmaz yönünden zilyetliğin kim tarafından, neye istinaden ve ne kadar süre sürdürüldüğü hususları sorulmalı, davalı dayanağı satış senedi yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmeli, mahalli bilirkişi ve tanıklardan senette yazan sınırları zeminde tek tek göstermeleri istenilmeli, fen bilirkişiden senet kapsamının kroki üzerinde gösterilmesi istenilmeli, davalı dayanağı senet kapsamının dışında kalan yer varsa bu taşınmazların Muris ... veya ...'den gelip gelmediği, paylaşıma ya da taksime konu edilip edilmediği, paylaşım ya da taksim edildi ise, kime isabet ettiği, diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, her bir taşınmazın hukuki durumu ayrı ayrı belirlenmeli, yine her bir taşınmaz üzerindeki zilyetliğin kim tarafından, neye istinaden ve ne kadar süre sürdürüldüğü hususları tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalı, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelendikten sonra karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.