Esas No
E. 2012/11896
Karar No
K. 2012/10741
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2012/11896 E.  ,  2012/10741 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ÜMRANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/09/2011

NUMARASI : 2010/518-2011/506

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve kadastral parselin ihyası ile şerh terkini; imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar (karşı davalılar) vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla,  duruşma günü olarak saptanan 24.04.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat H.E. ile  temyiz edilen davalı Çekmeköy Belediye Başkanlığı vekili Avukat S. B., karşı  davacı  .....Gayrimenkul ve Yatırım A.Ş. Vekili  Avukat  H.H. B. ile Av.S. B. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl dava, tapu iptali ve kadastral parselin ihyası ile şerh terkini; karşı dava ise, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; dava konusu 41 ada 8 ve 45 ada 9 parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması sonucu oluşan 120 ada 8 ve 9 sayılı imar parsellerinden 8 sayılı parselin kayden davacılara (karşı davalılara), 9 parsel sayılı taşınmazın ise davalıya (karşı davacıya) ait olduğu; imar parsellerinin tescil dayanağı olan idari işlemin, başka bir ifadeyle 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince imar uygulaması yapılması yönündeki 27.04.2000 tarih ve 98 sayılı Belediye Encümen Kararı’nın hukuki geçerliliğini koruduğu gözetilerek asıl davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların (karşı davalıların) bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Karşı dava bakımından temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı,  üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı  sağlanmıştır. Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.   298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.

Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur. 

Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle, taraf delillerinin toplanarak, özellikle çekişmeli yapıların imar öncesi mi yoksa sonrası mı yapıldıklarının belirlenmesi, önceden inşa edilmiş olmaları halinde imar öncesi hangi kadastral parselde kaldıklarının saptanması, taşkın veya haksız inşaat halinin imar uygulaması sonucu oluşup oluşmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmesi, toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek ve anılan yasal düzenlemeler dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davacılar (karşı davalılar) vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü  (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K6100 md.3 K3194 md.18 K6785 md.8 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog