1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/11315 E. , 2012/10779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KÖYCEĞİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2011
NUMARASI : 2010/211-2011/318
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarla vasıflı 364 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, mahkemece yapılan uygulama sonucunda ibraz edilen bilirkişi raporu ekindeki krokide A ile gösterilen kısmın boş olarak, B ile gösterilen kısmın narenciye ağacı dikilmek, C ile gösterilen kısmın su arkı olarak, D ile gösterilen kısma ise yol olarak kullanılmak suretiyle müdahale edildiğinin saptandığı, komşu parsel paydaşı olduğu belirtilen davalının B ile gösterilen kısma iyiniyetle narenciye ağacı diktiğini belirterek savunma yoluyla temliken tescil talebinde bulunduğu, D ile gösterilen kısım ile ilgili olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığının belirttiği, mahkemece 15.11.2011 tarihli ara kararı ile B ve D ile gösterilen kısımlar yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verildikten sonra, A ve C ile gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, çapa bağlanmış taşınmazlarda, çap iptale kadar geçerlidir.
Somut olayda, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi, çekişmeli bölümlerin davacının çapı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi ve TMK’nun 725. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanmasına bağlıdır. Olaya bu açıdan bakıldığında, mahkemece B ve D ile gösterilen kısımlar yönünden tefrik kararı verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, davada ileri sürülen iddialar ve savunma yoluyla getirilen istekler doğrultusunda, asıl ve tefrik edilen davaların birlikte görülmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.