1. Hukuk Dairesi         2012/6665 E.  ,  2012/11118 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BAYINDIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/02/2012

NUMARASI : 2011/138-2012/38

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi  raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar  verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların miras bırakanı V.'in 24.12.1991 tarihinde öldüğü, miras bırakan V.'in maliki olduğu 722 parsel sayılı taşınmazı 14.08.1986 tarihinde kızı olan dava dışı F.'e satış suretiyle temlik ettiği, taşınmazın 24.09.1986 tarihinde dava dışı H. Ö.'a, onun tarafından tekrar 2.12.1987 tarihinde dava dışı F.'e, 15.07.1991 tarihinde dava dışı Y.  S.'ya onun tarafından da 14.4.1993 tarihinde davalı İ.'e temlik edildiği, davacıların temliklerin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu iddia ederek eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay  sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. 

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; kendisine ilk temlik yapılan F.'in ev hanımı olup, herhangi bir geliri bulunmadığı, yukarıda değinildiği üzere taşınmaz pekçok kez el değertirdiği halde tanık ifadelerine göre 20 yılı aşkın süre ile aralıksız olarak ve halen de ara maliklerle ve gerekse son kayıt maliki ile herhangi bir hukuki ilişki bulunmaksızın dava dışı F. tarafından tasarruf edildiği, taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark bulunduğu, miras bırakanın satış için bir mecburiyeti bulunduğunun ortaya konulamadığı gibi, son kayıt maliki davalının da dava dışı F.'in damadının kardeşi olup, muvazaalı işlemi bilen veya bilmesi gereken konumda olduğu hususları yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde yapılan temliklerin muvazaalı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar  verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
11.10.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K6100 md.3 K1086 md.428