1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/466 E. , 2012/5020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2009
NUMARASI : 2008/176-2009/347
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları B.oğlu Ş.adına kayıtlı 18 ve 28 parsel sayılı taşınmazların M.Ç.'nin sahte beyana dayalı olarak aldığı veraset ilamı ile intikal yaptırılarak, el ve işbirliği içinde olduğu davalılara kısa aralıklarla satış suretiyle danışıklı devredildiğini, çekişmeli taşınmazları halen kullandıklarını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi 'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacıların miras bırakanı adına kayıtlı iken yolsuz olarak M.Ç. adına intikal ettirildiği, aynı kişi tarafından da kısa aralıklarla düşük bedellerle temlikler yapıldığı, davalı R.’in veraset dosyasında yapılan araştırmada beyanına başvurulan kişi olduğu iyiniyet iddiasından yararlanamayacağı, kısa aralıklarla yapılan temlikler ve özellikle ceza dosyasındaki delil ve beyanlar dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde, davalıların tescilin yolsuz olduğunu bildikleri veya bilmesi gereken kişi konumunda olduklarının saptanması, diğer taraftan satışların genel hayat tecrübelerine ve hayatın olağan akışına göre normal görüşlü bir insandan gösterilmesi beklenen dikkat ve özenle yapılmadığı, taşınmazların değerleri ile satış bedeller arasında fahiş fark bulunduğunun belirlenmesi suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak, 4721 sayılı TMK’nın 28. maddesi uyarınca ölümle hukuki şahsiyet son bulur. Diğer taraftan kamu düzenine ilişkin olan sicil tutma ilkesi gözetildiğinde hâkimin doğru sicil tutmakla yükümlü bulunacağı da tartışmasızdır. O halde mahkemece dosyada bulunan muris B.oğlu Şükrü’ye ait veraset ilamına göre tüm mirasçılar adına payları oranında tescil hükmü kurulması gerekirken ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması isabetsizdir. Diğer taraftan çekişmeli 18 ve 28 parsellerin imar uygulaması sonucu değişik imar parsellerine gittiği halde hükmün bu imar parsellerindeki davalılara ait paylar üzerinden kurulması gerekirken kapatılan eski kadastral parseller üzerinden kurulması da doğru değildir.
Davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.