Esas No
E. 2011/2341
Karar No
K. 2011/2926
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

E. 2011/2341 K. 2011/2926 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/2341, K. 2011/2926, T. 31.03.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2341
Karar No
2011/2926
Karar Tarihi
31.03.2011
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2011/2341 E.  ,  2011/2926 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4517 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3076 Talimat sayılı dosyasında yapılan, 27.05.2008 günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalı (alacaklı) vekili, hacizin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu ve ispat yükü altında bulunan üçüncü kişinin karinesinin aksini kanıtlayamadığını, ayrıca alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı (borçlu), istihkak iddiasını kabul ettiğini, mahcuzların davacı şirkete ait olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı ve borçlunun davacı şirket yetkilisi arasında baba oğul ilişkisinin bulunduğu,İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sadece davacının vergi levhası ve ticaret sicil kayıtlarına dayandığı, güçlü ve inandırıcı delilleri sunamadığı“ davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.

1.Hükmü tefhimle öğrenen davalı (borçlu) ...’ün 10 günlük yasal süresi geçtikten sonra işin esasına yönelik 25.11.2009’da yaptığı yasa yolu başvurusuna ilişkin temyiz dilekçesinin İİK’nun 363, 365/3. maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Hükümden sonra 01.02.2001’de yapılan hacizde alacaklı ası alacağının tamamını haricen tahsil ettiğini belirtmiştir.

Gelişen bu yeni durum karşısında davanın konusuz kalıp kalmadığının araştırılarak, sonucuna göre borç infaz olmuşsa davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlunun temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı borçluya geri verilmesine 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk İİK md.97 İİK md.363 İİK md.96
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog