1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2011/14809 E. , 2012/5321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TERME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/11/2010
NUMARASI : 2006/698-2010/789
Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi, ecrimisil davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.05.2012 Salı günü saat: 09.25'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi 'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; dava konusu 13 parça taşınmazdan 7 adedinin paylı mülkiyet üzere, diğerlerinin ise elbirliği halinde mülkiyet şeklinde olduğu ve tarafların, 7 parça taşınmazın birkısım paylarında ve diğerlerinin tamamında dava dışı mirasçılarla birlikte iştirak halinde malik bulundukları; davalının çekişmeli 327, 70 ada 215, 78 ada 38 ve 44, 43 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazları kullanmadığı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle anılan parseller bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Öte yandan; taraflar, kabul kapsamına alınan çekişmeli taşınmazlarda irsen paydaş olup, bu taşınmazların tamamını, davacılar bakımından intifadan men olgusu yaratacak şekilde davalının tasarruf ettiği açıktır. Davacılar, davalı tarafa çekmiş oldukları ihtarnamede, davalının taşınmazları kullanmasına, miras bırakanın ölüm tarihinden sonra muvafakat etmediklerini bildirmişlerdir. Davalının, kendisi dışında taşınmazlarda başkaca hak sahibi olan kişilerin varlığını bildiği halde, taşınmazların tamamını kullanmasında iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği kuşkusuzdur. Muvafakata dayalı bir kullanımının bulunmadığı da dosya kapsamıyla sabittir. Esasen mahkemenin kabulü de bu yönde olduğu için ecrimisil hüküm altına alınmıştır. O halde, kabul kapsamına alınan parseller bakımından paya vaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmiş olması kural olarak doğrudur. Tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddine. Ancak, kabul kapsamına alınan taşınmazlar bakımından elde edilen bilirkişi raporlarının birbirlerine uyumlu olmadığı, mütenakız hususları içerdiği sabittir. Öyleyse, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Diğer taraftan kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 276, 316, 318, 319 ve 404 parsel sayılı taşınmazlarda davacıların miras payları 3/20’erden 6/20 olduğu halde, 1/5’erden 2/5 olarak ecrimisilin ve dava değerinin hatalı hesaplandığı ve 70 ada 217 parsel 1 nolu bağımsız bölüm bakımından da 11.09.2006 tarihine kadar haksız işgal tazminatı talebine rağmen, istek aşılarak dava tarihine kadar ecrimisil belirlendiği gözetilmeksizin, bu rapor doğrultusunda yazılı olduğu üzere talepten fazlaya hükmedilmesi ve hatalı karar verilmiş olması doğru değildir.
Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.