(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/1976 E. , 2011/1020 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 4.İcra Müdürlüğü’nün 2007/10191 Esas sayılı dosyasında yapılan 10.08.2007 günlü haczin üçüncü kişinin iş yeri adresinde yapıldığını,burasının ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçlunun faaliyet adresinde yapıldığını,öte yandan borçlunun kız kardeşi ile birlikte üçüncü kişi şirketin ortağı olduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin de tebliğ edildiği, vergi dairesinde borçlu adına kayıtlı adreste yapıldığı, bu sırada borçluya ait belgelerin ele geçtiği, muhafaza işlemi sırasında da borçlunun oğlu ve kardeşinin hazır bulunduğu, sunulan delillerin de istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddi ile mahcuzların değerinin %40’ı oranında tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesindeki tazminata karar verilebilmesi için teminat verilmiş olması gerekir. Somut olayda günlü tensip tutanağı ile verilen “teminat karşılığı mahcuzların muhafazasının durdurulması ve yediemin değişikliği” kararı takibin durması sonucunu doğurmayacağından alacaklı lehine gecikme tazminatına hükmolunması isabetli olmamıştır. Ne var ki belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın yeniden tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.