3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 09/06/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir işadamı olduğunu, yeni bir şirket olarak davalı şirketi kurduğunu, şirket ortaklarının ..., ..., ... ve ... olduğunu, müvekkilinin yatırımcı, ...'nin de kendi adına tescilli buluşlarını ve markalarını ortaya koyduğunu, müvekkilinin pazar koşullarını bilmediği için çorap konusunda deneyimli olan ... ile anlaşmaya vardığını, 26/05/2016 tarihli genel kurul toplantısı kararı ile ...'ın ortağı ...'ın şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, 40.000,00 TL sermaye ile şirketin %20'lik hissesine sahip olduğunu, şirketin %55 payının A grubu ..., ... ve ...'e, %25 payının B grubu ...'ye, %20 payının da C grubu ...'a ait olduğunu, 26/05/2016 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin A, B ve C grubundan birer kişi olarak seçileceğinin kararlaştırıldığını, ...'ın hisse devrinden kısa bir süre sonra tutuklandığını, hisselerine TMSF tarafından el konulduğunu, TMSF'nin kayyım olarak atandığını, TMSF'nin kayyım sıfatı ile sadece devralınan hisseleri yönettiğini, maddi olarak herhangi bir katkıda bulunmadığını, çorap ve pazara yönelik bir fayda sağlamadığını, ...'ın imkanlarından faydalanma şansı kalmadığını, genel kurulun son olarak 20/09/2017 tarihinde toplanabildiğini, genel kurul sonrasında TMSF temsilcisinin değişmesiyle yönetim kurulu değişikliği yapıldığını, ancak şirket faal hale getirilemediğini, hissedarlardan ...'nin Hollanda'ya gittiğini, ...'ün ise vefat ettiğini, yönetim kurulunun karar alamadığını, yönetim kurulunun yetkisi sona erdiğinden mahkemeye müracaat edilerek genel kurul toplantıya çağırılsa da 26/05/2016 tarihli genel kurul kararı gereği olarak şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesi, sermayenin artırılması, rüçhan haklarının kısıtlanması, birleşme veya bölünme kararı alınabilmesi için toplantı nisabı olarak toplam sermayenin en az %85'inin toplantıda bulunması arandığından şirket organlarının işleyemez hale geldiğini, aynı şekilde şirket paylarının, payları oranında diğer gruplardaki pay sahiplerine satılabilmesi için de yönetim kuruluna müracaat edilmesi gerektiğini, neticede TTK'nun 530. Maddesi hükmü uyarınca uzun süredir genel kurulun toplanamaması ve yönetim kurulunun yetkisinin de sona ermesi nedeniyle şirketin feshine karar verilmesini, aksi halde bir karar verilmesi halinde terditli olarak TTK'nun 531. Maddesi hükmü uyarınca duruma uygun düşecek başka bir karar verilmesi veyahut yine terditli olarak TTK'nun 640. Maddesi hükmünün kıyasen uygulanması yoluyla haklı nedenlerle müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın