1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/5158 E. , 2012/8301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GÖLBAŞI(ANKARA) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2011
NUMARASI : 2002/684-2011/442
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, elde edilen hasımlı veraset ilamı dikkate alınarak davalılardan Nefise yönünden zamanaşamı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise 17.11.2005 tarihli dilekçe esas alınmak suretiyle kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin iken, ıslah ile tazminata tebdil edilmiş ve Mahkemece elde edilen hasımlı veraset ilamı dikkate alınarak davalılardan N. hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın 17.11.2005 tarihli dilekçe esas alınmak suretiyle kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de dava tapu iptali ve tescil olarak açılmış, 17.11.2005 tarihinde davacılar vermiş oldukları dilekçe ile taşınmazların 3. kişilere temlik edilmeleri nedeniyle isteği tazminata çevirmişlerdir. Hemen belirtilmelidir ki; 1948 tarih, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bir kimse davadaki taraflar dışında sebebinde, mevzuunda ve gerektiğinde delillerde ve konusunda karşı tarafın rızası olmaksızın isteğini usulü dairesinde yapacağı ıslah ile H.U.M.K. Nun 83. v.d. ( 6100 sayılı yasanın 176 v.d. ) hükümleri uyarınca tazminata tebdil edebilir. Nitekim somut olayda da iptal tescil isteği tazminat isteğine dönüştürülmüştür. Ne varki ıslah eden taraf ıslah ile birlikte bu tarihe kadar olan yargılama giderleri ve harçtan sorumludur. Oysa, 17.11.2005 tarihli dilekçe neticesinde Mahkemece usulü işlemler tekemmül ettirilerek harç ve yargılama giderlerinden davacı taraf sorumlu tutulmamıştır. Öyleyse 17.11.2005 tarihli dilekçe ile yapılması istenen işlemin bir ıslah olarak kabul etmek imkansızdır. Oysa, mahkemece anılan husus gözardı edilerek 17.11.2005 tarihli dilekçenin ıslah olarak kabul edilmek suretiyle neticeye gidilmiş olması doğru değildir.
Öyle ise; 21.02.2007 tarihli dilekçenin ilk ıslah olarak kabulü ile bu tarihe kadar olan ve gereksiz duruma düşen yargılama giderlerinden davacı tarafın sorumlu tutulması suretiyle bu dilekçeye değer verilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi, davalı N. hakkındaki davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle davanın reddi de doğru değildir. Zira ayın isteme hakkının yasal olarak ortadan kalktığı tarihten itibaren zamanaşımının başlayacağı tartışmasızdır
Somut olayda; başlangıçtaki ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil isteği hiçbir zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmadığından davacıların iptal tescil isteme hakkı ortadan kalkmayıp, ancak taşınmazların el değiştirmesi sebebiyle istek tazminata tahvil edildiğine göre davalı N. yönünden zamanaşımının dolduğu kabul edilemez. Davacıların, yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.