Esas No
E. 2012/7688
Karar No
K. 2012/8286
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2012/7688 E.  ,  2012/8286 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TOSYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/09/2011

NUMARASI : 2010/176-2011/224

Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir. Mahkemece; aktif ve pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içerği ve toplanan delillerden; 759 ada, 4 kadastral parselin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda 1798 ada, 5,6,7 sayılı imar parsellerinin oluştuğu anılan idari işlemin Kastamonu İdare Mahkemesinin, 2005/1058 Esas, 2006/428 karar sayılı ve 30/05/2006  tarihli  ilamı ile iptal edilerek kararın 30/05/2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın kadastral parselin paydaşı olan F. tarafından açıldığı, diğer paydaş M.'nın ise dava dışı kaldığı, davanın işlemi yapan idareye (Belediyeye) yöneltildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunu'nun 693/3. fıkrası; paydaşlardan herbirinin bölünemeyen ortak menfaatin korunmasını, diğer paydaşları temsilen isteyebileceğini öngörmektedir. Bu durumda  davanın paydaş tarafından açılmasında anılan Yasaya aykırı bir yön yoktur. Ne var ki; bir taşınmazın dava edilen pay yönünden kadastral parsele, diğer pay yönünden imar parseline ilişkin olması hukuken mümkün olmadığı gibi hem taşınmazın geometrik  ve hukuksal durumu ve hem de niteliği itibariyle doğru sicil oluşturma ilkesine de aykırı  olacağı tartışmasızdır. Olaya bu açıdan bakıldığında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığının sözkonusu olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan tapu iptal ve tescil davaları kural olarak kayıt maliklerine karşı açılır ancak eldeki davanın özelliği itibariyle kayıt malikleri yanısıra işlemi yapan Belediyeye de husumetin yöneltilmesi mümkündür. Oysa eldeki dava; yalnızca Belediye'ye yöneltilmiştir. Davanın pasif husumet yönünden görülebilmesi, kayıt maliklerinin davalı safhında yer almasına bağlıdır.

Hal böyle olunca; davacıya diğer paydaşı da davaya dahil etmesi ve dava dışı kalan  imar parseli malikleri aleyhine dava açması için önel verilmesi, dava açıldığı taktirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra taraf delillerinin eksiksiz toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre bir karar  verilmesi  gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan, yanılgıya düşülerek eksik soruşturmayla yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

Davacının temyiz  itirazları açıklanan  nedenlerden  ötürü  yerindedir. Kabulü  ile  hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  2.7 .2012  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K6100 md.3 K3194 md.18 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.