1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2011/13493 E. , 2012/2861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/07/2011
NUMARASI : 2010/278-2011/544
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu .., .. ve .. parsel sayılı taşınmazlarının sahte imza ile davalıya satış yoluyla temlik edildiğini, resmi akitteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iyiniyetle çekişmeli taşınmazları satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, kayden maliki olduğu .., .. ve .. parsel sayılı taşınmazlarının davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, resmi akitteki imza ve yazının kendisine ait olmadığını, satış işleminin sahtecilik suretiyle gerçekleştirildiğini, satış iradesinin olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden, çekişme konusu .., .. ve .. parsel sayılı taşınmazların davacı adına kayıtlı iken 06.10.2009 tarihli resmi akitle davalı Mustafa'ya satış suretiyle temlik edildiği, Tapu İdaresi tarafından yapılan müfettiş soruşturmasında, dava konusu taşınmazların satışa konu edildiği resmi akitteki satıcı imzalarının emlakçı ile birlikte örgütlü olarak taklit edildiği belirtilerek, tapuda işlemleri yapan görevliler hakkında soruşturma izni verilmesinin istendiği, diğer ilgililer hakkında ise Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
İddianın ileri sürülüş biçimi ve içeriği itibariyle davada, resmi akitteki imza ve yazının sahte olduğu iddiasına dayanıldığı açıktır. Ne var ki, Mahkemece, resmi senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde sadece Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden alınan raporla yetinildiği gibi, resmi görevliler hakkında soruşturma ve ilgiler hakkında ise idari soruşturma sonucunda yapılan ihbar üzerine Cumhuriyet Savcılığında tahkikat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne aşamada olduğu üzerinde durulmaksızın, davacının, satış iradesinin bulunmadığından işlemlerin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. O halde, sahtecilik iddiasının açıklığa kavuşturulması bakımından, öncelikle davacının, çeşitli resmi ve özel kurumlarda bulunan imza ve yazılarını havi belgelerin temin edilmesi, resmi görevliler ve ilgililer hakkında soruşturma yapılmış ise, soruşturma evraklarının merciinden istenmesi, davacının tatbike esas alınan imza örnekleriyle birlikte dosyanın kül halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesi, Fizik ve Grafoloji İhtisas Kurulundan, çekişmeli taşınmazlara ilişkin 6.10.2009 tarihli resmi satış senedindeki imza ve yazının davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.