Esas No
E. 2012/8365
Karar No
K. 2012/12346
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2012/8365 E.  ,  2012/12346 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/05/2011

NUMARASI : 2010/267-2011/176

Yanlar arasında görülen  tapu  iptali  ve  tescil davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, reddine  ilişkin olarak verilen karardavacı  vekili yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;   Dava, mükerrer kayıt nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine  karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların çap komşusu oldukları, mülkiyet alanlarını belirleyen kadastral sınırların, taşınmazların bulunduğu birliklerde (Kıbrıs ve Bayındır köylerinde) ayrı ayrı yapılan tapulama tespitleri sonucu oluştuğu, davacının paydaş olduğu 171 parsel sayılı taşınmazın 11.09.1950 tarihinde tespit gördüğü ve 30.09.1953 tarihinde tespitin kesinleştiği ve tescil edildiği, davalılara ait 846 parselin ise 20.09.1951 tarihinde tespit edilerek tespitin 10.11.1952 tarihinde kesinleştiği ve tescil edildiği, ne var ki tapulama çalışmalarında yapılan hata nedeniyle kadastral sınırların tam olarak çakışmadığı ve taşınmazların 366,59 m2'lik bölümünün mükerrer olarak tespit ve tescil edildiği başka bir ifadeyle bu bölümde  mükerrer olarak çap kayıtlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 22. maddesi uyarınca mükerrer olarak yapılan tescilin iptali isteğinde bulunmuştur.

Bilindiği üzere,3402 Sayılı Yasanın  22/1 maddesi “ evvelce tespit, tescil  veya sınırlandırma  suretiyle  kadastrosu ya da tapulaması yapılmış  yerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi  yerler ikinci bir kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci  kadastro  bütün sonuçlarıyla  hükümsüz sayılır” hükmünü getirmiştir. Böylesi bir durumda ise mükerrer olarak  oluşturulan hangi sicil  kaydına  değer verilmesi gerektiği önem ifade  eder. O halde, yukarıda değinilen  yasal düzenleme ve sapma  gösterilmeksizin gerçekleştirilen ve  uygulamada  benimsenen ilke  gereğince  tutanağı önce tanzim edilen sicil kaydının yasal açıdan korunacağı tartışmasızdır. Somut olayda, davacının paydaş olduğu 171 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin davalıların paydaş olduğu 846 parsel sayılı taşınmazdan önce yapıldığı açıktır. Bu durumda davalıların paydaş olduğu  taşınmazın kadastrosunun mükerrer olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davacının paydaş olduğu taşınmazın kadastro tespit tarihinin önce olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile  hükmün  (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3402 md.22/1 K1086 md.428 K6100 md.3 K3402 md.22
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog