(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/8855 E. , 2011/3890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Mahir aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazını davalı ...’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve davalı 3. kişinin kocası ile borçlunun arkadaşlığından dolayı borçlunun aciz halini ve alacaklısından mal kaçırma kastın bilebilecek durumda olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bedel farkı ipotek ile birlikte düşünüldüğünde oluşmasa da davalı ...’ın kocasının arkadaşı ve kefili olduğu borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davanın kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden yalnızca davacı alacaklıya cebri icra yetkisi tanınmasına dair hüküm kurulması ve tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gereği nazara alınarak dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değerinin alacak miktarından daha az olduğu ve karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değerine bağlı olarak hesaplanması gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.