1. Hukuk Dairesi         2012/7806 E.  ,  2012/12733 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ALTINEKİN(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/04/2012

NUMARASI : 2012/19-2012/37

 

Yanlar arasında görülen  tapu  iptali  ve  tescil davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı  vekili   yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu  iptali  ve  tescil  istemine  ilişkindir.

Mahkemece,  davanın  reddine  ilişkin  olarak  verilen    önceki  karar ,Dairece  kayden   davacıya  ait  " 518  ada,1  parsel  sayılı  taşınmazın  vekaletnameye    dayalı  olarak  davacının  oğlu  vekil  M... tarafından  14.08.2009  tarihinde  satış  suretiyle  diğer  davalı  O...'a  temlik  edildiği, 15.08.2009 tarihli  protokol  başlıklı  belgede   taşınmazın  yediemin  olarak  O...'a   satıldığı, bu  belgede  davacı  ve  vekil M...'in  imzalarının  bulunmadığı, davacı  aleyhine hukuki  sonuç  doğurmayacağı" vurgulanarak  ve  davanın  vekalet  görevinin  kötüye   kullanılması  iddiası  doğrultusunda   incelenip  değerlendirme  yapılması gerektiği  belirtilerek  hüküm  bozulmuştur.

Gerçekten, dosya   içeriği  ve  özellikle  tanık   anlatımları  ile  getirtilen  kayıtlardan  1944  doğumlu  olan  davacı  annenin  başkaca  mal  varlığının  bulunmadığı, makul bir  neden  yok  iken  çekişmeli  taşınmazı  satmasının  hayatın  olağan  akışına   uygun  düşmediği, oğlu  M...'in  dava  dışı  kardeşi R...'ın borcu  için  ipotek  tesis   edilmesi   konusunda  davacı   annesini  vekaletname  vermeye  ikna    ettiği, böylece hile  ile   temin  edilen  vekaletin  satış   şeklindeki  temlikte   kullanıldığı,  bu  işlem   sırasında  herhangi  bir  bedel   ödenmediği, davalının  dahi  işlem   sırasında  bedel  ödediğini  savunmadığı, dava  dışı   Rıfat  ile   olan  ilişkisine   karşılık   aldığını    bildirdiği, öte  yandan   gösterilen   satım   bedeli  ile  taşınmazın   gerçek  bedeli   arasında  da  açık  fark  bulunduğu  görülmektedir.

Bozma   ilamında  ayrıntılı   bir  şekilde   açıklandığı üzere, müvekkilin  taşınmazın  belli  bir kişiye belirli bir  bedel  karşılığı  satılmasına   ilişkin   talimat  vermesi durumunda  bile    vekilin   özen  borcundan   uzaklaşmaması  gerekir  ve bu  talimat   vekalet   görevinin  kötüye   kullanılmasının  gerekçesi    olarak  kullanılamaz.Esasen   15.08.2009  tarihli   belge  de  herhangi  bir  bedel   alış  verişi olmadığını  göstermekte  olup; davalı O...'ın  aynı  belge  ile   ilk   el  konumunda ve  aynı  zamanda  olayı  bilen  ve  bilebilecek  konumda  olduğu  düşünüldüğünde, Türk  Medeni  Kanununun  1023.  maddesinin   koruyuculuğundan  da   yararlanamayacağı  açıktır. Belirlenen bu  olgular  ve  toplanan  deliller  birlikte  değerlendirildiğinde, somut  olayda vekalet  görevinin  kötüye  kullanıldığının  kabulü  zorunludur. Hal  böyle  olunca, yukarıdaki  açıklamalar  doğrultusunda  davanın  kabulü   gerekirken  aksine  düşünceler   ve  yanılgılı  değerlendirme  ile  davanın  reddi  doğru  değildir.

Davacı  tarafın  temyiz   itirazları    yerindedir. Kabulü  ile  hükmün  açıklanan  nedenden  ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  12.11.2012  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
12.11.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K6100 md.3 K1086 md.428