1. Hukuk Dairesi         2012/11612 E.  ,  2012/12869 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BODRUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/06/2011

NUMARASI : 2008/36-2011/290

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.11.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat gelmedi temyiz edilen vekili Avukat N... U... Y... geldi duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava, anlaşmaya aykırılık nedeniyle tazminat ve eski hale iade isteklerine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1370 parsel sayılı taşınmazı davacının 4.7.2006 tarihli akitle davalıdan satın alma yoluyla kayden edindiği, dava değeri 12.000,00.-TL gösterilen asıl dosyanın dava dilekçesinde, elatmanın önlenmesi ile birlikte 12.000,00.-TL ecrimisil istenildiği, taşınmazın değeri yönünden bir değer gösterilmediği, keşfen belirlenen ecrimisil değeri üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur. Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir  işlem yapılacağını 30. ve 32.maddelerinde hükme bağlamıştır.

Hal böyle olunca, dava dilekçesinde elatıldığı iddia edilen yerle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediği gözetilmek suretiyle, davacıya bu istek bakımından dava değerinin açıklattırılması, bu  değere  itiraz  edilmesi  halinde  keşfen belirlenecek değere göre harç ikmali yaptırılarak, işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar  verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle,  hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,bozma nedenine göre  işin esasının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.   

Karar Etiketleri
13.11.2012 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 492 sayılı Harçlar Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428 K492 md.16