Esas No
E. 2010/3242
Karar No
K. 2010/4048
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2010/3242 E.  ,  2010/4048 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : PAZAR(RİZE) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/03/2009

NUMARASI : 2009/44-2009/123

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, davalılar adına kayıtlı olan 436 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürüp tapu kaydının iptaline, elatmanın önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, dairece; “dava dilekçesinde bildirilen 20.08. m2.lik kısım üzerinden davanın kabulü gerekirken, HUMK.nun 74. maddesi hükmü göz ardı edilip istek aşılmak suretiyle 3.154.19. m2.lik kısmın tapusunun iptaline karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi . S.raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava ve birleşen dava, 3621 sayılı yasadan kaynaklanan tapu iptali, sicil kaydının kütükten terkini, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamı ile, davalılara ait çekişme konusu 436 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 08.10.1956 tarihinde yapıldığı, 04.03.1957 tarihinde kesinleştiği ve davanın 11.11.2005 tarihinde, birleşen davanın ise 26.03.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 14 Mart 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasına "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmasızın uygulanır" cümlesi ve aynı yasanın 3. maddesi ile de 3402 sayılı yasaya " bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır" şeklindeki geçici 10. madde eklenmiştir. Öte yandan, 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup, kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Somut olayda, kadastro tespitinin kesinleştiği 04.03.1957 tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçtiği açıktır.

Diğer taraftan; hemen belirtilmelidir ki, her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Bir taraf dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olduğu halde dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır. (Baki Kuru, Hukuk Usulü Muhakemeleri 5. cilt, sayfa 5338, dipnot 159;

10.H.D. 21/12/1976, 8770/8739 ve dipnot 160:

5.HD 12/09/1977, 5445/5655 dipnot 161:

10.HD 24/02/1976, 6296/1297) Bunun yanında, avukatlık ücreti de yargılama giderlerinden sayılır. (04.09.1957 tarih ve 4/16 sayılı İnançları Birleştirme Kararı). Hal böyle olunca; yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilmek suretiyle gerek işin esası gerekse yargılama masrafları yönünden bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilebilmesi için hüküm bozulmalıdır. Davalıların temyiz itirazları yerindir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 8.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog