1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/3279 E. , 2012/3849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/11/2010
NUMARASI : 2007/296-2010/319
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı İdare, Hazine adına kayıtlı 292.460,90 m2 yüzölçümündeki ..ada, .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde, 1119 tarihli vakfiyede kayıtlı Çorlulu Ali Paşa Camiinin yer aldığını, vakfiye sınırları içinde yer alıp vakıf taşınmazı olduğunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararları ile 1. derecede korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiğini ileri sürüp eski eser niteliği nedeniyle 7044 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın S.E.Ç. Ali Paşa Vakfına ait 5273 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile ifrazen ayrı bir parsel olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesini, aşamalarda vakfı adına ve ifrazı mümkün değilse payı oranında tescil isteğini bildirmiştir.
Davalı Kayyım, taşınmazın 14/03/1951 tarihli kadastro çalışmalarında Hazine adına tescil edildiğini, tapu kaydında ve tespit tutanaklarında vakıf taşınmazı olduğuna dair şerh bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, vakıf niteliğinin ve vakfiyenin bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, ifrazının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, mülga 7044 sayılı Yasa gereğince tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece ifrazın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de;gerek 5737 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırdığı 7044 sayılı Yasa ve gerekse 5737 sayılı Yasanın 30. maddesi hükmü aynen "Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun hazine, belediye özel idarelerin veya köy tüzelkişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vafına devrolunur." hükmünü öngörmektedir. Çekişmeli taşınmaz içerisinde de Yasa kapsamında kaldığı saptanan ve koruma kurulu kararı ile koruma altına alınan Ç.A.Paşa Camiinin varlığı keşfen tespit edilmiş ne var ki; mahkemece bu olgu kabul edildiği halde ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Hemen belirtilmelidi ki; ifrazın mümkün olup olmadığı hususunun 3194 sayılı Yasanın 15. ve 16. maddesi gereğince Encümen Kararı ile belirleneceği sabittir. Oysa mahkemece ifrazın mümkün olup olmadığı encümen kararına bağlanmamış, 16/10/2008 tarihli Belediye Başkan yardımcısı imzasını taşıyan yazıya göre neticeye gidilmiştir.Hal böyle olunca ifrazın mümkün olup olmadığının belediye encümen kararına dayalı olarak belirlenmesi ve alınacak cevaba göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabul tarzı itibariyle de madem ki ifraz mümkün değil, o halde "camiinin bulunduğu ve koruma altına alınan bölgenin" taşınmazın genel yüzölçümüne oranlanmak suretiyle miktarının saptanması ve buraya tekabül eden pay oranında kabul kararı verilmesi gereği gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması isabetli değildir.
Davacının belirtilen sebeplerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 2.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.