1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2012/1196 E. , 2012/3854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : REYHANLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2008
NUMARASI : 1996/131-2008/160
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu . parsel sayılı taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın yapılaşmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir. Davalılar, çekişmeli taşınmazdaki paylarını haricen satın aldıklarını, 50-60 yıldır kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; davalı M. B.hakkındaki davanın HUMK’nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı A.B. bakımından davanın esastan reddine, diğer davalılar bakımından ise paya vaki elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece; davalı M.B.bakımından HUMK'nu 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına,davalı A. B. bakımından elatma olgusu saptanmadığından davanın esastan reddine, diğer davalılar hakkında açılan dava bakımından ise pay oranında elatmanın önlenmesine, yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir. Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre; M. B.ve A.. B.hakkında kurulan hüküm doğru olup davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Davacı yanın diğer temyiz itirazlarına gelince; çekişme konusu taşınmazın, TMK'nun 688. ve devamı maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümlerine tabi olup davacının dava dışı kişilerle birlikte taşınmazda paydaş olduğu, davalıllardan M.A.B. ve M.Z. B.'nun ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, ancak taşınmazı ayrı ayrı yapılaşmak suretiyle tasarruf ettikleri anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; 21/06/1994 tarih, 13/24 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; paydaşın açtığı elatmanın önlenmesi davasının, mülkiyet hakkından kaynaklanan ayni hakkına değer verilmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin pay oranında değil, mutlak olarak, başka bir değişle taşınmazın tümü yönünden kabul edilmesi zorunludur. Bu husus, Türk Medeni Kanunun 684. maddesinde düzenlenen paylı mülkiyet hükümlerinin bir gereğidir.
Diğer taraftan; TMK'nun 693. maddesi hükmü uyarınca bir paydaşın bu türlü davalarda diğer paydaşları temsile yetkili bulunduğu açıktır. Keşfen elde edilen bilirkişi raporları ile taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların değerlerinin dava tarihi itibariyle 2.679 TL olduğu gözetildiğinden yıkımın fahiş zarar doğurmayacağı tartışmasızdır. Öyle ise yıkım isteğinin de kabul edilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.