11. Ceza Dairesi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.03.2022 tarih ve 2021/22746 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.04.2022 tarih ve KYB-2022/40796 sayılı ihbarname ile; Güveni kötüye kullanma suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonunda, usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2021 tarihli ve 2021/10 esas, 2021/357 sayılı kararının, "1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08/07/2020 tarihli ve 2018/7647 esas, 2020/7534 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... Sanığın müştekiye ait olan ve üzerinde satılık ilanı bulunan ... plaka sayılı aracı almak amacıyla müştekiyle pazarlık yaptığı, daha sonra kız arkadaşı ile buluşacağını söyleyerek aracı bir saatliğine müştekiden istediği, müştekinin sanığın teklifini kabul ederek aracı sanığa verdiği, ancak sanığın aracı geri getirmediği ve bu şekilde üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanık savunması, müşteki beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ..." şeklindeki açıklamalar ile, 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinde yer alan "(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikâyet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda müştekinin kendisine ait 50 UL 903 plaka sayılı aracının sanıklara 1 saat kullanmaları amacıyla verdiği, müşteki beyanından ve sanık ... beyanından anlaşılacağı üzere müşteki ile sanıklar arasında önceye dayalı bir tanışıklığın olduğu, müştekinin, sanıklar ile olay sırasında tanışarak aracını ödünç olarak vermediği, bu kapsamda güveni kötüye kullanma suçu ile hırsızlık suçunun ayırt edici unsuru olan failin kastının zilyetliğin devrinden önce bulunmadığı, taraflar arasında tanışıklık bulunması hasebiyle sanıkların kastının zilyetliğin devrinden sonra oluştuğu kabulünün gerektiği, bu kapsamda sanıkların müşteki tarafından belirli bir süre kullanmaları amacıyla zilyetliği devredilen aracı belirtilen süre sonunda müştekiye getirmedikleri, bu suretle atılı suçun anılan Kanun'ın 155/1. maddesinde tanımlanan "güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın