(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/3577
- Karar No
- 2012/10555
- Karar Tarihi
- 04.10.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/3577 E. , 2012/10555 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI (3.Kişi): ...
DAVALI(Alacaklı):...
(Borçlu) :...,
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı 3. kişi vekili, Ankara 20 İcra Müdürlüğünün 2010/10853 sayılı takip dosyasından 4.11.201 tarihinde haczedilen asansör makinası ve kabininin müvekkili bina yönetimine ait olduğunu, haciz yapılan binanın borçlu ile arsa sahipleri arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca İnşa edildiğini, bu sözleşme uyarınca borçlunun mahcuzlar üzerinde mülkiyet hakkı bulunmadığını, teslimi yapılan binanın mütammim cüzü olan asansörün binadan ayrı haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, duruşmada davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu asansör kabini ve makinalarının haczin yapıldığı binanın mütemmim cüzü olduğu, binadan ayrı haczedilemeyeceği binanın ise tapu kayıtlarından belirtilen maliklerine ait olduğu gerekçesiyle haczedilmezlik şikayetinin kabulü ile haczin kaldırılmasına dava konusu asansörlerin montajının borçlu tarafından yaptırıldığı davacı ../... -2- 2012/3577 2012/10555 ile borçlunun anlaşmasının alacaklıyı bağlamadığı gerekçesiyle istihkak davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi dava konusu asansör ve makinaları üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Herne kadar dava dilekçesinde haczedilen asansörün binanın mütemmim cüz'ü olduğunu belirterek haczedilmeyeceğini ileri sürmüş, icra memuru işleminin de iptalini istemiş ise de dilekçedeki açıklamalar dikkate alındığında uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak iki ayrı dava varmış gibi birbiriyle çelişen iki farklı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu kabul edilerek tarafların delilleri toplanmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.