(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/13094 E. , 2013/14427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyım atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda pay sahipleri olan ...,...,...,..., mirasçıları ...,...,...,'in tanınmadığı gibi sağ olup olmadıklarının anlaşılamadığını ve mirasçılarının bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını ileri sürerek, kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kolluğa yazılan yazıya verilen cevap ve tapu kaydıyla yetinilerek, dava konusu taşınmazla ilgili devam eden derdest davanın bulunmadığı ve kayyım atanması için gerekli herhangi bir sebebin bildirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 3561 sayılı Kanuna göre açılan kayyım atanması istemine ilişkin olup Kanunun amacı 1. maddesinde bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması, yetkileri, yetki devri, kayyımlık mallarının yönetimi ve giderleri, kayyım ve görevli personele ödenecek ücretler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek olarak açıklanmış;
2.maddesinde ise 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 427. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamının bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırarak Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı olarak tayin edeceği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, kayyım atanması talebinin yukarıda açıklanan Kanun hükümleri gözetilerek değerlendirilip sonuçlandırılması gerekir. Dava konusu taşınmazla ilgili derdest bir davanın bulunması, yönetim kayyımı atanabilmesi için zorunlu koşullardan değildir. Dava dosyası içeriğinden dava sebebinin açıklandığı ve dayanaklarının da gösterildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, konuya ilişkin kanun hükümleri ve kanunun amacı gözetilerek ve sadece zabıta araştırmasıyla yetinilmeden, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavül kayıtları ve dayanak belgelerinin tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığı ile vergi dairesi müdürlüğünden getirtilip kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtları getirtilerek tapu kaydı malikleriyle irtibatının araştırılması, varsa mirasçılara ilişkin veraset belgelerinin istenilmesi ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.