(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/140 E. , 2013/1415 K. "İçtihat Metni"Davacı ... Arama ve Üretim A.Ş. ile davalılar ...vd. aralarındaki Kamulaştırma Yasasının 27. maddesi uyarınca acele el koyma davasına dair Erzin Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2012 günlü ve 2012/99-30 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 15.10.2012 günlü ve 2012/10812-11244 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekilleri dava dilekçesinde; Hatay ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 8685 nolu parselin toplamda 3.105,439 m²'lik bölümünün 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele el konulabilmesi için kıymet takdiri yapılmasını istemiş, mahkemece 14.09.2004 gün ve 2004/7892 sayılı Bakanlar Kurulu kararından söz edilerek 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine göre yapılacak acele kamulaştırmada yetkinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunda bulunduğunu, bu kurum tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığı, istemin, lisans alan şirket tarafından yapıldığı, şirketin böyle bir davayı açma yetkisi bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca yapılan başvurular sonucu mahkemece talebin kabulüne ilişkin olarak verilen kararlara karşı kural olarak temyiz yoluna başvurulamayacağı Yargıtay uygulamalarıyla kabul edilmektedir.
27.maddeye ilişkin istemlerin reddine ilişkin olarak mahkemece verilen kararlar ise kişilere yasa ile verilmiş bir hakkı tamamen ortadan kaldırıcı bir mahiyet arzettiğinden, bu tür kararların yerinde olup olmadığını inceleme amacıyla yapılan temyiz başvuruları kabul edilip temyiz incelemesi yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde;
Davacı ... Arama ve Üretim A.Ş'nin XIII nolu Hatay Petrol Bölgesinde bulunan AR/ARR4396 hak sıra numaralı petrol arama ruhsatına sahip olduğu, bu ruhsatın 02.05.2008 günü Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 5632 sayılı Petrol Kanunu uyarınca petrol siciline kaydedildiği ve bu durumun Resmi Gazetede yayımlandığı, şirketin petrol arama faaliyetlerine devam edebilmesi ve üretimin kesilmemesi için ruhsatlı sahada acele kamulaştırma yapmak üzere 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine göre vekili aracılığıyla dava açtığı, 5632 sayılı Yasa uyarınca yapılan başvurunun yasaya aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Acele kamulaştırma, 6830 sayılı İstimlak Kanununun 27. maddesinde, bu Kanunun yürürlükten kaldırılması üzerine bunun yerine yürürlüğe girmiş bulunan 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde düzenlenmiş bir kamulaştırma çeşididir.
Yürürlükte bulunan 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi üç halde acele kamulaştırmaya imkan tanımaktadır. Bunlardan birincisi işin 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına ilişkin bulunması, ikincisi; aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınmış işlerle ilgili olması, üçüncüsü ise özel Kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılması hallerine taallük etmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; davacı, 16.03.1954 gün ve 6326 sayılı Petrol Kanunu hükümleri uyarınca petrol arama ruhsatına sahip bir şirkettir. Bu Kanunun 87. maddesine göre kamulaştırma yoluyla arazi kazanma hakkına sahiptir. Bakanlar Kurulunun 14.06.1978 gün ve 7/15761 sayılı kararı ile Ülkemizin enerji, ulaşım, sanayi ve milli savunma gereksinmeleri bakımından hayati önemde stratejik bir madde olan petrolün, Petrol Yasasının 2'nci maddesinde yazılı olduğu gibi milli menfaatlere uygun olarak hızla, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla girişilen ve sözü geçen Yasanın 3/8. maddesinde tanımlanan işlemleri içeren petrol ameliyelerinin yapılabilmesi için gerekli olan taşınmazların petrol hakkı sahibi tüzel kişiler lehine aynı Kanunun 87. maddesi ve 6830 sayılı İstimlak Kanununun hükümleri çerçevesinde yapılacak kamulaştırmalarında mustaceliyet bulunduğunun saptanması nedeniyle, bu kamulaştırmalarda İstimlak Kanununun 27. maddesindeki yöntemin uygulanacağı karar altına alınmıştır.
Bakanlar Kurulunca alınan bu mustaceliyet (acelecilik) kararı, tüm Türkiyede 6326 sayılı Petrol Kanunu kapsamına giren ve yapılmasına ilgililerince gerek görülen acele kamulaştırmaları da içermektedir. Öte yandan 2942 sayılı Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrası; 07.03.1954 gün ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ile bu Kanunda yapılan değişikliklerin yürürlükte bulunduğunu, 41. madde ise; diğer Kanunlarda İstimlak Kanununa veya belli maddelerine yapılan atıfların bu Kanuna (Kamulaştırma Kanununa) veya bu Kanunun aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine yapılmış sayılacağını hüküm altına almıştır.
Yerel mahkemenin red kararına gerekçe yaptığı 14.09.2004 gün ve 2004/7892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca yapılacak kamulaştırmalara ilişkin bulunmaktadır. Enerji sektöründe iş yapan bir çok kamu kuruluşu ile ilgili olarak değişik zamanlarda Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak Bakanlar Kurulunca verilmiş acele kamulaştırma kararlarının bulunduğu bilinmektedir. Sözü edilen karar da bunlardan bir tanesidir. Petrol Kanununun 87. maddesi özel sektöre ait petrol arama şirketlerine acele kamulaştırmalar da dahil olmak üzere kamulaştırma yapma yetkisi verdiğine ve bu gerçek ve tüzel kişilere Bakanlar Kurulunca da acele kamulaştırma yapma yetkisi tanıdığına göre mahkemece, verilen kararın bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 15.10.2012 gün ve 2012/10812-11244 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca yapılacak kamulaştırmalarla ilgili olarak Bakanlar Kurulunca alınan acele kamulaştırma kararının, Petrol Kanunu uyarınca yapılacak kamulaştırmalarda petrol arama hakkı sahibi özel ve tüzel kişilere tanınan hakları ortadan kaldırması mümkün bulunmadığından, yerel mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle istem gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.