(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/14586 E. , 2013/1475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile kısıtlanması istenen vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava açtığı dilekçesinde; hasta ve yaşlı olan, akli melekeleri zayıf bulunan, mallarını idare edemeyen ...'e vasi atanması istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.Türk Medeni Kanununun 409/2. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceğini, hakimin karar vermeden önce, kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceğini hükme bağlanmıştır. Somut olayda, akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemi, tek hekim raporuna dayanılarak kabul edilmiş olup tek hekim tarafından verilen rapor Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde belirtilen kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı hususunda yeterli değildir. Mahkemece; kısıtlanması istenilen ...'in tam teşekküllü bir devlet hastanesine veya ilgili Adli Tıp İhtisas Kuruluna sevk edilip muayenesi yaptırılarak, Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin olup olmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2.Kabule göre de;
Vesayet makamı, Türk Medeni Kanunu'nun 413. maddesi gereğince; vesayet işlerini görmek üzere ergin bir kişiyi vasi olarak atayacağı, ehil yahut ergin olmanın vasi atanmak için başlı başına yeterli olmadığı, vesayet makamının ayrıca vasi atayacağı kişinin şahsi kabiliyetini, becerilerini, ahlaki yapısını, yaşam biçimini de dikkate alacağı, kural olarak bir kişinin vasi olarak atanacağı ancak işlerin durumu, malların başka yerlerde olmaları veya özel sebepler dikkate alınarak her biri ayrı işleri görmek veya birlikte bütün işleri yürütmek için birden çok kişinin de vasi olarak atanabileceği, vesayetin birlikte idaresi için atanacak birden çok vasinin rızalarının aranacağı belirtildiği halde, mahkemece ...'e, birlikte vasi olarak atanan ... ve ...'in rızalarının alınmadığı gibi birden çok vasi atanması sebebinin de kararda gösterilmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.