11. Hukuk Dairesi 2021/2684 E. , 2022/4515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 03.02.2021 tarih ve 2020/1660 E. - 2021/94 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin tanınmışlık vasfı taşıyan "GARANTİ" ibareli tescilli markalarına ve ticaret unvanına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibarını zedeleyecek olan 13.04.2015 gün ve 2015/31482 kod numaralı “GARANTİ OTOPARK SİSTEMLERİ” ibareli 7.sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna itirazlarının, önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak da YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 03.04.2017 tarihli ve 2017/M-1918 sayılı kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin iltibasa neden olacak derecede benzer bulunmadığını, içerdikleri ürün ve hizmetlerin de farklı olması sebebiyle karıştırma, ilişkilendirme ve davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma ihtimalini yaratmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, “GARANTİ” ibaresinin mal ve hizmetlerin kalitesini ve hizmetin standardını göstermesi açısından tanımlayıcı bir ibare olması, markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında davalı markasına eklenen ibarelerin ayırtediciliği sağlayacak ölçüde markayı farklılaştırması ve hükümsüz kılınmak istenen 7. sınıf mallar bakımından davacının tanınmış markasında 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesindeki risklerin oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.