Esas No
E. 2012/8997
Karar No
K. 2012/14621
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2012/8997 E.  ,  2012/14621 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : SARAYÖNÜ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/02/2012

NUMARASI : 2010/53-2012/25

Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından  yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının maliki olduğu çekişme konusu 68 parsel sayılı taşınmazı ölünceye kadar bakma akti ile davalıya temlik ettiği, tarafların 22.02.2007 tarihinde evlendiği, davacının davalı ile boşandıklarını, evi terk ettiğini ve ölünceye kadar bakma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteği ile eldeki davayı açtığı, davacı tarafından davalı aleyhine açılan Sarayönü Aile Mahkemesinin 2009/128 E. 2010/31 K. sayılı boşanma davasında davacının ağır kusurlu, davalının daha az kusurlu olduğu tespit edilerek tarafların boşanmalarına karar verildiği ve kararın 15.04.2011 tarihinde kesinleştiği, öte yandan davacının davalıyı yaralaması nedeniyle Sarayönü Aile Mahkemesinin 2007/14 D.İş sayılı dosyası ile 4320 Sayılı Yasa uyarınca davacının evden uzaklaştırılmasına, davalıya siddet ve korkuya yönelik davranışta bulunmamasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, Ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi basitçe taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir. Nitekim, söz konusu sözleşme B.K.nun 511. maddesinde, “kaydı hayat ile bakma mukavelesi, akitlerden birinin diğerine ölünceye kadar bakmak ve onu görüp gözetmek şartıyla bir mamelek yahut bazı malların temlikini iltizam etmesinden ibaret olan bir akit” olarak tarif edilmiştir.

Anılan yasanın bu ve devamı maddelerinin açık hükümlerin de belirtildiği gibi ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile, bakım alacaklısı sözleşmeye konu olan mamelek veya bazı mallarının mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp, ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girer. Hemen belirtmek gerekirki, bakım borçlusunun bakıp gözetmek yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametini temin etme yanında, besleme giydirme hastalığında hekime götürüp, gerekli ihtimamı gösterme, manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de içerisine alır. Kuşkusuz bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken, aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu içtimai mevkiine ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Öte yandan, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları BK.nun 5l7. maddesinde açıklanmış sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa, ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan herbirinin tek yanlı olarak sözleşmeyi fesh etme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde, yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili (makable şamil) olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir. Öte yandan, BK.nun 517/son maddesi hükmüne göre; Hakim mukaveleyi feshedecek yerde, iki taraftan birinin talebi ile yahut re’sen artık birlikte yaşamalarına nihayet verip buna mukabil alacaklıya kaydı hayat ile bir irat tahsis edebilir.”

Uyuşmazlığın değinilen hüküm (BK.nun 517/son maddesi) uyarınca çözüme bağlanması; bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle yerine getirilmesi imkanlarının ortadan kalktığı yada büyük ölçüde sınırlandığı haller için düşünülmelidir. Bunun yanısıra, takdir edilecek irat, yanların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalıdır.

Somut olaya gelince, davalının bakım borcunun yerine getirilmemesinde bir kusuru bulunmadığı, bakım borcunun yerine getirilmemesinin davacının eylem ve kusurlu davranışlarından kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır. O halde tapu iptal ve tescile karar verilmesi doğru değildir. Olayda Borçlar Kanununun 517/son maddesinin(6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununu 617/2.md) uygulama olanağı vardır. Hal böyle olunca, yukarıdaki ilkeler uyarınca değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla) 1086 Sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,6.12.2012  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.    

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.