7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 131 ada 16 parsel sayılı 4180.57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ..., aynı ada 17 parsel sayılı 709 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1/2'şer paylı olarak ... ve ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve miras hakkına dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... paylaşmaya dayanarak ve yanlış ölçüm olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 131 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ... adına, aynı ada 17 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer hisse ile ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacının dava dilekçesi incelendiğinde; davalı ...'i hasım göstererek kendi adına tespit edilen 131 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm eksikliğine ve 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'in 1/2 payına yönelik olarak davasını açtığı, keşifte davacı isteminin 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile dava dışı 131 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (a) harfiyle ve kadastro çalışmalarında yol olarak bırakılan taşınmazın (b) harfiyle gösterilen kesimlerine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Davacı davasını 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazın malikine yöneltmiş, ayrıca kendi adına tespit edilen 131 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm eksikliğinin tamamlanmasını istemiştir. Yargılama sırasında davacı isteminin bir kısmının yolda ve bir diğer kısmının ise dava dışı hazine adına tespiti yapılan 131 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kaldığı anlaşılmakla Aktaş Köyü Tüzel Kişiliği ve hazine davaya dahil edilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemece davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi yasal düzenlemelere de uygun düşmemiştir. Kural olarak Kadastro Mahkemeleri kadastro sırasında tespiti yapılan ve tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin davalara bakabilir. Ayrıca kadastro davaları lehine tespit, yada kadastro komisyonunca tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Öte yandan kadastro hakimi doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davacı adına tespit edilen 16 parsel sayılı taşınmaz davaya konu olmadığı halde taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsizdir. Dava konusu 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tespitine herhangi bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar da kayda dayanmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün zilyetlik hükümlerine göre yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece yapılan zilyetlik araştırması da yetersizdir. O halde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, dava konusu taşınmazın miras malı olup olmadığı, taraflar arasında paylaşılıp paylaşılmadığı hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı kapsamlı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri, yerel bilirkişi ve tanıklar yeniden dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davacı tarafından hakkında dava açılmayan kadastro bilirkişileri ...'in 17.03.2008 havale tarihli raporlarında yolda kalan (b) harfiyle gösterilen bölüm hakkındaki davanın Kadastro Mahkemesinde görülemeyeceği, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözardı edilerek ve bu bölüm ve aynı haritada 131 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (a) harfiyle gösterilen bölümüne yönelik usulüne uygun, doğru hasma yöneltilen bir dava bulunmadığı halde sonradan hazine ve Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilerek yazılı şekilde davanın esastan reddi isabetsiz olduğu gibi; davacı adına tespit edilen dava konusu olmayan 131 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tutanağının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 01.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap