(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/3610 E. , 2013/7722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av.... ve davacı vekili Av. ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak ;
1.Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kapital faizi % 5 uygulanmak suretiyle sulu tarım arazisi veri cetveli ve ürün münavebesi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmış ise de; rapor hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığı gibi kendi içinde de çelişkilidir. Acele el koyma dosyasının keşif tutanağında beyanı alınan muhtar taşınmazın malike ait taşınmazda bulunan su kuyusundan motopompla sulandığını açıklamış, aynı dosyada bilirkişiler bu beyanı teyitle suyun sebze üretimi için yeterli olmadığını belirterek suluda hububat münavebesi uygulamıştır. Dava dosyasında bilirkişilerden alınan raporda ise keşif tutanağında beyanı alınan muhtarın bu yönde açıklaması olmadığı halde komşu parselden alınan suyun motopompla taşınmaza aktarılması ile sulandığı açıklanmış buğday ve karışık sebze münavebesi uygulanmıştır. Buna göre raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek dava konusu taşınmaz üzerinde kuyu olup olmadığı, komşu parselde ise irtifak hakkı olup olmadığı belirlenmeden sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi,
2.Taşınmaz üzerinde kuyu bulunduğu yahut komşu taşınmazda bulunmakla beraber irtifak hakkının bulunduğu hususunun tespiti halinde ise, acele el koyma dosyasında alınan 19.07.2010 tarihli raporda bu suyun sebze üretimi için yeterli olmadığı belirtildiğine göre taşınmazın tamamında ve her mevsim için fiilen sebze dışında sulu tarıma müsait ise sebze dışındaki bu su ile sulanabilecek ürünlere ait münavebe planı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken sebze ürününün münavebeye alınması, Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.